| |
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Devlet Tiyatrosu ve İzmir Devlet Opera ve Balesi işbirliği ile düzenlenen 26. İzmir Tiyatro Günleri’nin açılışı, Güzel Sanatlar Fakültesi Özdemir Nutku Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yusuf Ali Karaman, İzmir’in çağdaşlığın kalesi, aydınlık insanların kenti, barışın ve özgürlüğün simge adı olduğunu söyledi.
İki hafta sürecek etkinliklerin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yusuf Ali Karaman, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, 26. İzmir Tiyatro Günleri Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Prof. Dr. Özdemir Nutku, sanatçı Erol Keskin ile Erhan Gökgücü, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Özdemir Nutku, dünyanın durumu ile ironik bir yaklaşım gösteren Birleşmiş Milletler’in bu yılın İnsan Hakları yılı olmasına karar verdiğini belirterek “ Biz de İzmir Tiyatro Günlerini bu karara göre düzenlemeye çalıştık. İnsanı merkez yaparak, insanı insanla canlandıran tiyatro, sahne ile seyirci arasındaki elektriklenmeyle etki potansiyeli yüksek bir sanattır; bir toplumdaki tinsel ve eğitsel işlev ile o ülkenin göstergesi durumundadır. ‘Tiyatrosuna bak, ülkeyi anla’ sözü gelişmiş ülkelerde bir özdeyiş olmuştur” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yusuf Ali Karaman da EXPO 2015 oylaması için Paris’te olan Başkan Aziz Kocaoğlu’nun selam, sevgi ve iyi dileklerini ileterek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sayın Başkan, İzmir’imiz ve Türkiye’miz açısından büyük önem taşıyan EXPO 2015’in, ev sahibi olacağımız müjdesini getirmek üzere, İzmir’den ayrıldı. Umuyor ve diliyorum ki, 4 gün sonra bu güzel haberi, hep birlikte kutlayacağız.
Kutlamakla kalmayacak, yalnızca alt yapıya yönelik değil, kültür ve sanat alanında da kollarımızı sıvayacak ve çok çalışacağız. İzmir bunu başaracak geleneğe, kültüre ve enerjiye sahip bir kenttir. Öyle ya, bizim kentimizden ‘çağdaşlığın kalesi’, ‘aydınlık insanların kenti’, ‘barışın ve özgürlüğün simge adı’ diye boşuna söz edilmiyor. Bir kent aralıksız biçimde, 26 yıldır “Tiyatro Günleri”ni üniversiteleriyle, sanat kurumlarıyla ve yerel yönetimiyle birlikte düzenlemeyi başarmışsa, bununla övünmekte sonuna kadar haklıdır. Ülkemizin yaşadığı süreci aşmanın bir yolu da, kültürü ve sanatı bir yaşama biçimi haline getirmektir. Şiddeti, hoşgörüsüzlüğü, tahammülsüzlüğü ve zevksizliği ortadan kaldırıp, gerçek bir demokrasi kültürüne ulaşmamız, biraz da bu tercihi benimsemekten geçer. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatçı, ışığı alnında hisseden ilk insandır’ derken, aynı zamanda bu tercihi bize anımsatacak olan değerli insanları işaret etmektedir. Bu salonda, çok değerli öğretmenleri tarafından eğitilen, geleceğin sanatçıları var. Onların pırıl pırıl gözleri, hepimize yansıyan enerjileri, gelecekten umudumuzu kesmememiz gerektiğini anımsatıyor. Bize düşen, onların kendilerini tarif etmeleri için gerekli koşulları sağlamaktır”.
Yılların birikimi olan eksiklikleri kapatmak için, herkese düşen görevler bulunduğuna dikkat çeken Karaman, “ Büyükşehir Belediyesi olarak, yine kültür ve sanat kurumlarımızla işbirliği içinde, öncelikle mekan sorununa nefes aldıracak projelere imza atıyoruz. Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir’imizin simge mekanlarından biri olacaktır. Havagazı Fabrikası’nın bir kültür ve sanat kompleksi kimliği kazanması için, çalışmalar yoğun biçimde sürüyor. Çok amaçlı salonlarımıza, her gün bir yenisi daha katılıyor. Fuar Açıkhava Tiyatrosu, İzmir Sanat, İsmet İnönü Kültür Merkezi, Çetin Emeç Sanat Galerisi gibi mekanlarımızla da, bu kentte üretilen ya da bu kente gelen ürünleri, İzmirlilere sunmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar malumunuzdur. Elbette bunlarla yetinemeyiz. Kültür ve sanatı, yerel yönetim anlayışının temeli olarak kabul eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, yalnızca belli merkezlerde odaklanan çalışmaları değil, bütün kente yayılan kültür ve sanat politikasını yeğlemektedir. Bu konuda elbette ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içindedir. Bu sıcak ve üretime yönelik dayanışmamız, hepimizi mutlu ediyor”.
Açılış konuşmalarının ardından 2008 Dünya Tiyatro Ulusal ve Uluslararası Bildirgesi okundu. Daha sonra 10. Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü töreni gerçekleştirildi. 2008 yılında oyunculuk dalında Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü sanatçı Erol Keskin’e verildi. Keskin’e ödülü Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı tarafından takdim edildi. Daha sonra 26. Suat Taşer Kısa Oyun Yazma Yarışması’nın ödül töreni gerçekleştirildi.
146 kısa filmin katıldığı yarışmada 4 oyuna ödül, 3 oyuna da jüri özel ödülü verildi.
26. İzmir Tiyatro Günleri 27 Mart-10 Nisan tarihleri arasındaki etkinliklerle kutlanacak. Bu yıl etkinliklere 12 tiyatro topluluğu katılıyor.
|
|