Ana Sayfam Yap  I  Sık Kullanılanlara Ekle 
  05.09.2008 /   
Günün Özeti | Arama | tavsiye edin | 
       Üye Girişi
izmirdeyasam.com'a giriş yapmak için lütfen e-posta adresinizi yazınız.

Siz de izmirdeyasam.com'a ücretsiz üye olabilirsiniz..
yeni üye kayıt
şifremi unuttum
      Ana Sayfa
      Ramazan 2008
      Hediye
      Güncel Haberler
      Spor
      Sinema
      Kültür - Sanat
      Müzik - Eğlence
      Medya - Magazin
      İş Dünyası
      Sağlık
      Eğitim
      Teknoloji - Bilim
      Kadın Dünyası
      Erkek Dünyası
      Haber Arşivi
      Mekan.İzmir
      Konaklama.İzmir
      Şehir Telefon Rehberi
      Ulaşım
      Fotoğraf Galerisi
      Nöbetçi Eczaneler
      Sosyal İlanlar
      Seri İlanlar
      İzmir'e Dair
      İzmir Hakkında
      İzmir Tarihi
      E-Devlet
      Günlük Burçlar
      Oyunlar
       İzmir Radyoları

       İzmir TVleri
ŞANS OYUNLARI
Sayısal Loto - 30.08.2008
04 13 21 29 30 35

Şans Topu - 03.09.2008
01 20 23 29 31 + 12

On Numara - 01.09.2008
03 06 11 15 16 18 24 36 37 41 43 45 46 48 56 60 62 63 64 69 74 77

Süper Loto 6/54 - 04.09.2008
02 08 31 34 42 47

 :: Sinema Haberleri
 
     
Kimse Kimsenin Aşk Mektubunu Yazmaz ..
14.05.2008 04:04
Bu haber 84 kişi tarafından okundu..
 
 
 
O… ÇOCUKLARI FİLMİNİN SENARİSTİ SIRRI SÜREYYA ÖNDER, KADIN VE ÇOCUKLAR İLE ÖRDÜĞÜ HİKAYEDE POLİTİK DURUŞUNU ELDEN BIRAKMIYOR.

Önder; ´Başörtülü kızlar da kendi filmlerini yapsın, kendi acılarını en iyi kendileri anlatırlar. Cunta yanlıları da darbe karşıtları da kendi filmini yapmalı. Kimse kimsenin aşk mektubunu yazamaz!´ diyor.

Çocuk yaşta babasını kaybedince çalışmak zorunda kalan ve hayatı, siyasi görüşleri yüzünden hapishaneler arasında geçen Sırrı Süreyya Önder’in ´mücadele arkadaşı´ da bir kadın. Bu kişi Önder’in annesi… Annesiyle birlikte çalışıp kardeşlerine bakan Önder, onu yıllarca hapishane kapısında bekleyen annesine ´yoldaşım´ diyor. Bugün kadınlara bakış açısının değiştiğini söyleyen senarist, ´Akıllı bir erkekseniz, kendinizi kadınların öğretmenliğine bırakırsınız,´diyor. Kadınlar ve çocuklar ile ördüğü hikayede tabi ki politik duruşunu da elden bırakmıyor.

O... Çocukları’nda, ilk filminiz Beynelmilel’deki gibi 12 Eylül darbesi sonrasında yaşanan bir hikayeyi yine mizahi öğelerle anlatıyorsunuz. Neden ikinci kez ülke tarihi için acıyı ifade eden bir konuyu ironik bir dille ele almak gibi bıçak sırtı bir anlatım tarzı seçtiniz?

Mizah, dünyanın en muhalif dildir. Tüm diktatörlere önce mizahçılar muhalefet eder. Hitler ile ilgili birçok film yapılmıştır ama Charles Chaplin’in yaptığı ´Büyük Diktatör´, Hitler’i şebek etmiştir. Mizah tabi riskli bir şeydir. Çünkü cıvıklığa düşebilirsiniz, sulusepken bir komediye dönüşebilir, yaptığınız. Buna izin vermemeyi bilmelisiniz. Dolayısıyla mizah, acıları yok saymak değildir. Acıya direnişin soylu biçimidir.

Beynelmilel’den hemen önce yapılan, mizahi öğeler taşıyan ve 12 Eylül’ü anlatan filmler var. Vizontele Tuba, Babam ve Oğlum gibi… Bunlar peki sulusepken komedi dediğiniz duruma düştüler mi sizce?

Hayır tabi ki. Yakın tarihe ilişkin daha çok film çekilsin. Kenan Evren, bu ülkenin 25 yılını çaldı. Bunun filmini yapmayacaksın da ne yapacaksın? Bu konu ile ilgili millet bir çivi çaksın, ikinciyi benim elime çaksın! Yani cuntayı savunan film de yapılsın. Birisi de çıksın desin ki, ´bu cunta gerekliydi!´, ben bunun filmini yaptım!

2000’li yıllarda peşpeşe 12 Eylül’ü anlatan film yapıldı. Hatta 12 Eylül filmleri ´furyası´ dendi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Bu ülkede 1 milyon 600 kişi gözaltına alındı o dönemde, istinasız hepsi işkence gördü, onlarca insan idam edildi. 300’ün üzerinde insan emniyette işkencede, 100 ün üzerinde insan cezaevinde öldürüldü. Açlık grevlerinde ölen insan sayısı bir o kadar. Dünyanın neresinde bir ülke böyle bir dönem yaşarsa, yüzlerce filmi yapılır. ´Furya´ bir manipülasyondur. Üç tane film görünce hemen furya deniyor.

Bugün de hala darbeyi konuşuyoruz. Emekli askerlerin darbe planları ortaya çıktığı söyleniyor. Bugün yaşananlar ile ilgili de bir film yapar mısınız?

Neden olmasın? Darbeciler yargılanmadığı için bugün bu tür şeylere cesaret bulabiliyorlar. Darbe anayasası değişmeli. Bunlarla ilgili film tabi ki yaparım.

12 Eylül sol ideolojiye karşı yapılmıştı. Şimdi de söz konusu olan darbe girişimleri sağ-muhafazakar düşünceye yapılıyor dersek, şimdi sağcılar mı darbe karşıtı film yapmalı?

´Niye yapmıyorlar?´ soruyorum onlara! Niye sustular? Yeşil kuşak, Amerika karşıtı kuşak sustu. Bu emperyalizmin ince bir oyunudur. Bir başörtüsü takan kızın acılarını ondan daha iyi kim anlatabilir? Bu acıları en iyi onlar anlatabilir. Cunta yanlıları da darbe karşıtları da kendi filmini yapmalı. Kimse kimsenin aşk mektubunu yazamaz.

Senaryo ile ilk ilişkinizi Barış Pirhasan’ın atölyesinde kurmuşsunuz. Ona demişsini ki; senaryo yazmak istiyorum, çünkü öfkeliyim.” O da ´bu, sinema yapmak için iyi bir neden´ demiş. Peki bu kadar öfkeliyken nasıl böyle naif, dokunaklı hatta ironik hikayeler yazabiliyorsunuz?

Evet öfekliyim, belli olmuyor mu? (gülüşmeler) Öfkeyle gittim ve Barış, ´bu sinema yapmak için iyi bir sebep´ dedi. Ama sanatsal üretimde öfke ile aranıza mesafe koymanız gerekir. Barış bana bunu öğretti.

Yeniden çıkış noktamız ´mizah´ a dönersek, O… Çocukları’nda da mizah olacak mı?

Bu film ironik bir film ama Beynelmilel kadar mizahi unsur yok içinde. Bu film bir dramı anlatıyor.

Darbe, siyaset, ideoloji hep erkek jargonu olarak algılanıyor. Ancak O… Çocukları’nda kadın figürler ön planda. Sanırım bu fikir filmin oyuncularından Özgü Namal ile setteki bir iddialaşma sonucu ortaya çıktı. Doğru mu?

Evet, doğru. Faşizmin; dini, vicdanı, Allah’ı kitabı yoktur. Ama cinsiyeti vardır; faşizm erkektir. Bu nedenle bu kavramlar erkek jargonuna giriyor. Bu ülkede kadın hikayeleri pek yok. Çünkü kadın hep ´öteki´ olarak muamele görmüş bu topraklarda. Yoksulluk kadını daha fazla vuruyor, ötekileşme, terör her şey... Kentli kadının bunalımı benim zerrece ilgili çekmiyor. Umurumda da değil! Ben sosyalistim, benim ilgi alanım; yoksullar. Dünyanın en yoksul kadınları etlerini satmak zorunda olan kadınlardır. Bu hikaye, etlerini satmak zorunda kalan kadınların ve onların çocuklarının hikayesidir. 12 Eylül de bu ailelerin ve çocukların hayatını nasıl hırpalamış, onu göreceğiz.

Filmdeki baş kadın karakter ´Mehtap Anne´ sanırım gerçek hayatta karşılığı olan bir karakter…

1988 yılında cezaevinden çıktıktan sonra Tarlabaşı’nda eski bir binada kalıyordum. Orada çocuğu bol evler vardı, her boy ve yaştan... Ben de merak edip sordum. Bunlara ´emanetçi anne´ diyorlar. Fuhuş yaparak geçinen kadınların çocuklarına bakıyorlar. Bunlar iki türlüler; hayat kadınlığını yapamaz duruma gelmiş kadınlar ya da bu işle uğraşmayıp, birkaç nesildir hayat kadınlarının çocuklarına bakanlar… Bu kadınların çocuklarının hayatlarında hep taciz hikayeleri olur. Ama “emanetçi anne”ye verilen kadınların çocukları bu anlamda güvencededir. Emanetçi annenin en önemli işlevi ise, annelerinin ne iş yaptığını bu çocuklara sezdirmemesidir. Bunda tabi bir yere kadar başarılı olabilirler. Durum ortaya çıktığında ise çocukta ağır bir travmaya neden olacaktır. İşte emanetçi annenin bu durumun travmaya dönüşmesini engelleme görevi de vardır.

Psikoloji adına da bir görevleri var.

Değme pedagoglara taş çıkarırlar. İşte tüm bunlar beni çok etkilemişti. Uzunca bir süre onları gözlemleme olanağım oldu. 12 Eylül’ de hangi yönüyle anlatalım da bitti diyelim. 12 Eylül aileleri de böldü. Benim hikayem işte böyle eğitimli sosyalist bir ailenin ortada kalan çocuğunu emanetçi anneye emanet etmesinin hikayesi. Dolayısıyla da 8 tane kadının ve onların çocuklarının hikayesi.

Anlattığınız hikaye oldukça feminen duygular taşıyor. Annelik duygusu, aile ilişkileri, anne-çocuk psikolojisi… Bunları anlamaya çalışırken ve bunun üzerinde bir hikaye yazarken annenizle ve hayatınıza giren diğer kadınlarla ilişkileriniz etkili oldu mu?

Çocukluğuma inelim o zaman. (gülüşmeler) Benim anam 25 yaşında dul kaldı. Babam 35 yaşında öldü. Ben evin en büyük çocuğuydum ve babam öldüğünde 8 yaşındaydım. Anam çamaşıra bulaşığa giderdi. Ben de fotoğrafçıda çalışırdım. Biz birlikte bu günlere geldik. Bu yüzden anam benim mücadele arkadaşımdır, yoldaşımdır! Anam hapishane kapılarında yıllarca beni kovaladı. Gözümün önünde anamı dövdüler, cezaevinde görüş kabininde iki dakika fazla kaldı diye. Kadınlarla olan ilişkim ise hep öğrenme sürecinde geçti. Sosyalist bakış açımda bugün değişen tek şey kadına bakış açım. Biz genel olarak ´insan´ diye bakarız ya da emekçi, kapitalist v.s diye. Ama kadın bundan daha fazla bir şey, bunu öğrenmek zaman alıyor. Kendimi bu anlamda biraz teamül etmiş sayıyorum. Bu yüzden bunun ürettiğim şeylere de katkısı tabi ki var. Akıllı bir erkekseniz, kadınların öğretmenliğine kendinizi bırakırsınız! Erkek dünyanın en sefil yaratığıdır. Kimse kadını inandığı şeyden bir santim geri adım döndüremez.

Peki bu anlattığınız hikayeden yola çıkıp yazdığınız senaryoyu başka bir yönetmene emanet ettiniz. Murat Saraçoğlu ile çekimler sırasında hiç fikir paylaşımında bulundunuz mu, sete gittiniz mi?

İnanmayacaksınız, filmi daha görmedim. Bir kez sete ziyarete gittim.

Filmin tamamını görmediniz yani.

Ne tamamı canım, tek bir karesini bile görmedim!

Nasıl emanet ettiniz senaryonuzu başka bir yönetmene?

Niye emanet etmeyeyim? Ben insanlara güvenirim. Aslında kendi senaryomu kendim çekecektim. Ama yapımcıdan kaynaklanan bir gecikme oldu. Yaz aylarında da bir Berlin hikayesi çekecektim, onun sözleşmesini imzalamıştım. İkisinden birini iptal etmek zorundaydım. Ben de senaryomu verdim, bir yönetmen çeksin dedim. Yapar ya da yapamaz. Yapamazsa dünyanın sonu değil ya!

Filmi ilk galada mı izleyeceksiniz?

Evet, galada izleyeceğim.

Bundan sonraki projeniz Berlin’de sanırım. Nasıl bir proje?

Berlin Duvarı’na geccekondu yapan bir Yozgatlı’nın hikayesi… TRT’de belgeselini gördüm. Merak ettim, araştırdım. O adamı buldum, telifini aldım. Senaryo yeni bitti. Üç ayda yazdım. Göç ve göçmenlik dünyanın önemli bir meselesi. Göçmenler, ayrı bir millet adeta. Hepsi aynı reflekslerle davranıyor. Beynelmilel sayesinde birçok yurtdışı festivale gittim, oradaki havayı soludum. Bundan sonra dünya ligine hitap eden bir şeyler yapmak istiyorum.
 
 
Not: Fotoğrafların büyük halini görmek için lütfen mouse'nuzu fotoğrafın üzerinde tutunuz..
   
  Kaynak : gecce.com
 
  :: Yorumlar
  :: Aynı Kategorideki En Son Haberler
5 Türk Filmi..
5 Türk Filmi "En Kötü 100 İçinde" İnternette yapılan anketlere göre en kötü ilk 100 film arasında 5 tane de Türk filmi bulunuyor... İnternetteki film sitelerinden IMDB'de (The Internet Movie Database), "En İyi..
Türk Filmleri İzleniyor
Türk Filmleri İzleniyor GEÇTİĞİMİZ OCAK AYINDAN BU YANA GÖSTERİME GİREN 183 YAPIM ARASINDA İLK ALTIDA TÜRK FİLMLERİ YER ALIYOR. 19 MİLYON 924 BİLETTEN 8 MİLYON 665 BİNİ, TÜRK..
Facebook Film Oluyor..
Facebook Film Oluyor ! Mark Zuckenberg tarafından kurulan Facebook beyazperdeye gelecek. Senaryo yazarı Aaron Sorkin, Facebook’un kurucularını ve kuruluş öyküsünü anlatan sinema filmi için hazırlıklara başladı. BBC’nin internet sitesinde yer..
Yıldızların Altında Sinema..
Yıldızların Altında Sinema Keyfi Makine Mühendisleri Odası’nca düzenlenen Tepekule Açıkhava Sinema Şenliği kapsamında 17 Haziran-17 Ağustos arasında gösterilen 9 filmi 6 bini aşkın İzmirli ücretsiz izledi. Önümüzdeki hafta yerli..
Fatih Ürek'in İlk..
Fatih Ürek FATİH ÜREK İLE AYSUN KAYACI 'ŞEYTANIN PABUCU' ADLI YENİ SİNEMA FİLMİNDE BULUŞUYOR. Fantezi müziğin ünlü ismi Fatih Ürek ile Aysun Kayacı 'Şeytanın Pabucu' adlı sinema filminde..
Angelina Jolie Türkiye´ye..
Angelina Jolie Türkiye´ye Geliyor DÜNYACA ÜNLÜ SİNEMA OYUNCUSU ANGELİNA JOLİE, BİR SİNEMA FİLMİNİN ÇEKİMİ İÇİN ÜLKEMİZE GELİYOR. ´Thomas Crown Affair 2´ adlı macera filminde ünlü İngiliz aktör Pierce Brosnan ile..
Hollywood´un En Güzel..
Hollywood´un En Güzel Göğüslü 10 Bayanı! Amerika´nın en beğenilen yıldızlarından birisi olan Jessica Simpson, doğal göğüsleriyle gurur duyduğunu her fırsatta söylüyor. Özellikle bikininin kendisine çok yakıştığını söyleyen Simpson, "14 yaşımdan beri..
"Mission İstanbul" Hindistan'da..
"Mission İstanbul" Hindistan Dünyanın en çok film üreten sinema sektörü olan Bollywood'un yeni yapımı 'Mission İstanbul' muhteşem bir gala ile Hindistan'da seyircinin karşısına çıktı. Büyük bir kısmı İstanbul'da..
 
 Diğer 10 Haber..
   »  Hollwood Yıldızı KKTC'de! .. ( 27.07.2008 23:24 )
   »  27 Yeni Film Vizyon Bekliyor .. ( 27.07.2008 22:27 )
   »  Batman Kara Şövalye Türkiye'de Vizyonda! .. ( 27.07.2008 10:49 )
   »  Lost'un 5. Sezonuyla İlgili İpuçları .. ( 27.07.2008 09:52 )
   »  2009´un 5 Süper Filmi! .. ( 27.07.2008 07:58 )
   »  Bu Kızı Gördüğünüz Yerde Kaçın! .. ( 27.07.2008 00:01 )
   »  İşte Sinema Tarihinin En Korkunç Anları .. ( 24.07.2008 07:17 )
   »  7. Osman Japonya Yolcusu .. ( 24.07.2008 06:38 )
   »  Son Batman Gözaltında .. ( 24.07.2008 00:10 )
   »  Terminator Salvation'ın İlk Fragmanı .. ( 22.07.2008 10:05 )
I güncel haberler I spor haberleri I sinema I kültür-sanat I müzik-eğlence I medya-magazin I iş dünyası I sağlık I eğitim I
mekan.izmir I fotoğraf galerisirehber.izmir I haber arşivi I izmir tarihi I
künye I hakkımızda I basında bizreklam I  e-postayasal uyarı I
 
izmirdeyasam.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Bu bir Hizmetidir.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.