| |
Halk arasında Atasözü olmuş bir cümleydi, “Bulgurca’ya gelin mi gidiyorsun?”. Eskinin Bulgurca’sı zengin, doğa cenneti bir yerdi. Bu atasözü, süslenip makyaj yapan genç kızlara söylenirdi. Bulgurcalılar, yerlerinden, yurtlarından edilmeden ziraat ve hayvancılıkla uğraşıyor ve kazançlı bir yaşam sürüyorlardı. Gelin olmak isteyen genç kızların da Bulgurca’ya gitmek istemesi bir anlamda hayatını garanti altına alma düşüncesiydi.
Ama gel zaman, git zaman Bulgurca’nın kaderi değişti. Önce, Tahtalı Barajı nedeniyle toprakları, evleri istimlak edildi. Sonra Oğlananası köyünün ilerisinde yeni bir köy kuruldu ve göçtü Bulgurcalılar…
“Yaşam bir anda değişti, yoksulluk başladı. Artık kimse Bulgurca’ya gelin gitmek istemiyor”. Bu sözler Bulgurca’nın beş yıldır kavgasını veren 70 yaşındaki bayan Muhtar Mehpare Karahitay’ın. Karahitay, bugüne kadar verdiği mücadele ile haklı bir başarının temsilcisi. Kadın başıyla her şeyin üstesinden gelmiş. Bugün bir mühendis, bir avukat, iki iktisatçı ve bir işletmeci evlat anası. Yani beş çocuğuna da üniversite okutmuş. Fakir Baykurt’un, “Yılanların Öcü” eserindeki Iraz Kadın karakterinin, Bulgurca’daki yansıması gibiydi Muhtar Ana. Onu böyle çağırıyorlardı. Muhtar Ana bugünlerde üzgün. Çünkü Bulgurca’yı mahalle yaparak belediye hizmetleri açısından Sancaklı’ya, idari açıdan da Menderes’e bağlamışlar. Gelin bundan sonrasını muhtar Ana’dan dinleyelim.
Kaç yıldır muhtarlık yapıyorsunuz?
-Beş yıldır muhtarım. Bulgurca eskiden zengin bir yöreydi. Tarım ve hayvancılık yapılırdı. On köyün yolunun üzerindeydi ve yazın da tatile gidenlerin uğrak yeriydi. O zamanlar köylü iyi kazanıyordu. Ancak göçten sonra aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Yeni Bulgurca çok fakirleşti. Devlet de yeterli destek vermedi. Köylü benim muhtar olmamı istedi. Daha iyi, Bulgurca için karar verdim. Muhtar adaylarıyla bir toplantı yaptım. Hepsi erkek olan adaylara, “Bu işi yapacaksanız ben çekilirim. Ama yapamayacaksanız bırakın ben yapayım” dedim. Dört aday çekildi ve eski muhtara karşı seçime girdim, 380 oy farkla kazandım.
Muhtarlığa nasıl karar verdiniz?
-Ben tuttuğumu koparırım. Ama hiç kimseyi kırmadan, üzmeden köylüme yararlı olanı beceririm. Kolay değil, 70 yaşımı geride bıraktım kimseyi kırmadım. (O anda bahçe kapısı açılıyor ve gençten bir köylü selam verip giriyor içeriye. Genç adamın yüzüne bakan Muhtar Ana, “Bu çocuğun bir derdi var” deyip gidiyor yanına. Sonra geri dönüp eşine (Oradan bana 50 Lira ver) diyor ve parayı genç adama verip uğurluyor. Üzgün bir şekilde konuşmasını şöyle sürdürüyor; “İşte Bulgurcalının hali. Çocuğun kayın validesi vefat etmiş. Aydın’a gidecek. Parası yok. Benim de gücüm belli. 50 Lirayla eşini çocuklarını Aydın’a götürüp getirmek mümkün değil. Ama çare yok...”
“YENİDEN DİRİLMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Muhtar seçildikten sonra önce köye su getirdiklerini belirten Bayan Muhtar Mehpare Karahitay, “Köy Hizmetlerine günlerce gidip geldik. Bornova’dan getirdiğimiz suyla tarlalarımızı sulamaya başladık. O suyun gelişi tam Ramazan ayına rastladı. Bir ay boyunca işçilere iftar yemeği verdim. İlk önce 22 bin, sonraki yıllarda toplam 45 bin zeytin fidanı dağıttık. Bunlar hep valiliğin ve köy hizmetlerinin desteğiyle oldu” dedi. Bayındırlık kredisi ile seracılık yapmaya başladıklarını bu şekilde de dirilmeye çalıştıklarını söyleyen Bayan Muhtar Karahitay, “O kredilerle seksen kişi bağ yaptı. İki yıldır köye para girdi. Ancak istimlak insanları mahvetti. Eski Bulgurca’da bir dönüm içinde koca bir aile hem yaşıyor, hem ziraat ve hayvancılık yapıyor ve geçiniyordu. O bir dönüme 1 milyar istimlak bedeli ödendi ve adam kahrından kanser oldu. Çünkü ‘sana ev veremeyiz, seninki tarla’ dediler.
“İSTİMLAKLARIN FAYDASI OLMADI”
Genel olarak yapılan istimlakların kimseye bir yararı olmadığını belirten Bayan Muhtar Karahıtay, “Bulgurcalı yoksullaşmış, arazisini tarlasını yok fiyata kaybetmiş. Ama baraj için istimlak edilen Tahtalı havzası da iflas etmiş. Orada artık bir damla su birikmez. Bu benim daha çok içimi acıtıyor. Biz ara sıra oraya gidip, eski evlerimizi ziyaret ediyor ve ağlıyoruz. Devlet şimdi düşşünmek zorunda. Babalığını göstermek ve bu sefaleti önlemek için olanak yaratmak zorunda. Bulgurcalı yı yeniden diriltip ayağa kaldırmak gerek. Muhtar Ana, olağanüstü doğallığı ve konukseverliğiyle etkiledi bizi. Biz onunla konuşurken, eşi Mustafa Karahitay, Oğlu Mehmet, Gelini Asiye ve Torunu Aslı hazırladıkları sofraya davet etti. Yemekten sonra kendi serasında yetiştirdiği salatalıkları ikram etti.
|
|
| :: Aynı Kategorideki En Son Haberler |
|
|
Kızının Evlenmek İstediği.. |
 |
İstanbul Maltepe'de, 1999 seçimlerinde Kahramanmaraş'tan bağımsız milletvekili adayı olan Y.B.T, isteği dışında kızı ile evlenmek isteyen taksici E.K'yı barışmak için çağırdığı evinde silahla vurdu. Genç.. |
|
|
Berlin´de Otobüs Kaçırıldı |
 |
Bıçak tehdidiyle belediye otobüsünü kaçıdı, ´Usedom Adası´na çek´ dedi. Ama şoför daha atak davrandı;
Almanya´nın başkenti Berlin´de bir belediye otobüsünü bıçak tehdidiyle kaçıran kişi yolda yakalandı.
Berlin.. |
|
|
Aile Boyu Seks.. |
 |
Alanya'da turizm işletmeciliği yapan 33 yaşındaki İzmirli Meral L'nin, sevgilisiyle sevişme görüntülerini ele geçirip genç kadına şantaj yaptıkları iddiasıyla haklarında 3 yıla kadar hapis cezası.. |
|
|
Elektrik Direğinde İnfaz.. |
 |
Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Yukarı Güveç Köyü yolunda, 32 yaşındaki Şevket Batman elektrik direğine elleri arkadan bağlandıktan sonra kurşunlanarak öldürülmüş halde bulundu.
Dün akşam saatlerinde Yüksekova’dan.. |
|
|
Bu Da 7.. |
 |
İngiltere yedi karısıyla harem kuran ve evliliklerini sınır ötesi yapan hahamı konuşuyor.
Eşlerini değişik ülkelerden seçen 48 yaşındaki haham Philip Sharp şimdilik 8 çocuğu var ama.. |
|
|
Vahşi Hayvanlar Cesedini.. |
 |
Bursa´da 16 gündür kayıp olan şahsın cesedi, Uludağ eteklerindeki ormanlık alanda vahşi hayvanlar tarafından parçalanmış halde bulundu. 66 yaşındaki Hasan Mutlu´nun ölmeden önce çektiği emekli.. |
|
|
Göl Çekilince Ortaya.. |
 |
Konya'nın Gökhüyük köyünde bulunan Tırmaş Gölü'nün 45 metre çekilmesiyle insan kemikleri ortaya çıktı. Köylüler, kemiklerin 29 yıl önce yüzmek için girdiği gölde boğulan ve cesedi.. |
|
|
İşte Hain Bu |
 |
Diyarbakır'da, Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksekokulu personelinin bulunduğu servis otobüsünün geçişi sırasında bombalı ve silahlı saldırı düzenleyerek 4 polisi şehit eden, 18 kişiyi de.. |
|
|
|