| |
Faturalara içilmez ibaresinin eklenip eklenmeyeceği konusunda arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Değerlendirme sonucu ne yapmamız gerektiği gerekiyorsa onu yapacağız"
"Bakanlık yetkililerinin İzmir belediyesine karşı bu şekilde çıkış yapması karşısında her türlü mücadeleyi yasal çerçevede yapacağız. Bu böyle kalmayacak. Gittiği yere kadar gidecek."
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Sağlık Bakanlığı´nın kendilerinden İzmir´de arseniğin yüksek olduğu bölgelerdeki su faturalarına ´içilmez´ ibaresi koyup halkın yoğun olduğu yerlere bilgilendirici afişler asmalarını isteyen Sağlık Bakanlığı´na sert tepki gösterdi. Basın toplantısı düzenleyen Kocaoğlu, "Sağlık Bakanlığı İzmirli hemşehrilerimizi Büyükşehir Belediyesine karşı tahrike zorlamaktadır. Sanki, İzmir´e başka bir ülkenin vilayetiymiş gibi karşı çifte standart uygulamaktadır" dedi. Kocaoğlu, yaptığı ölçümlerle İzmir Bölge Hıfzıssıhha Müdürlüğü´nün de güvenilirliliğini yitirdiğini öne sürdü. Bakanlık yetkililerinin her fırsatta İzmir´in suyunda kanser riski bulunduğunu iddia edip Büyükşehir Belediyesini zan altında bıraktığını belirten Kocaoğlu, bunun son örneğinin de Sağlık Bakanlığı´nca İzmir´in içme suyunda standartların üzerinde bor bulunduğu yönündeki iddialar olduğunu ifade etti. "Bakanlık İzmir´e karşı arsenik lincinden sonra, ´bor linci´ yapmaya kalktı" diyen Kocaoğlu, Bakanlığın açıkladığı İzmir´in içme suyundaki bor değerlerin kesinlikle gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Kocaoğlu, pekçok bölgede yaptıkları analizlerde İzmir´in içme suyundaki borun standart değer olan litrede 1 miligramın altında olduğunu belirlediklerini söyledi. Kocaoğlu, bakanlığın açıklamaları karşısında dava açılıp açılmayacağına yönelik bir soru üzerine her türlü yasal haklarını kullanılacaklarını dile getirdi.
İSTANBUL´A PARALEL
Kocaoğlu, Türkiye Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilmiş İZSU laboratuvarlarının yaptığı ölçüm sonuçları ile İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Fen Bilimleri Ana Bilim Dalı Adli Toksikoloji Laboratuvarı´na gönderilen aynı noktalardan alınmış su numune sonuçları ile paralellik gösterdiğini ifade etti. Kocaoğlu, İzmir Hıfzıssıhha Bölge Laboratuvarı´nın bakanlığa gönderdiği sonuçların ise kendilerininki ile birbirini tutmadığını öne sürdü. Kocaoğlu, İl Hıfzıssıhha Enstitüsü yetkililerine sudaki bor tahlillerini birlikte yapmayı önerdiklerini, ancak "bir ay sonra olabileceği" yanıtı aldıklarını bu nedenle numuneleri İstanbul Adli Tıp Enstitüsü´ne gönderdiklerini söyledi.
GÜVENİLİR DEĞİL
İl Hıfzıssıhha Müdürlüğü´nün Sağlık Bakanlığı´na gönderdiği bor değerlerinin yüksek çıktığı tahlil sonuçlarının aksine İZSU ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Enstitüsü´ndeki tahlillerin düşük çıktığına dikkat çeken Kocaoğlu, daha önce arsenik tartışmaları yaşanırken de benzer durumla karşılaştıklarını ifade etti. Kocaoğlu, "Arsenik ölçümleri sırasında da Hıfzıssıhha yetkilileri ile birlikte aynı yerden aldığımız örneklerde yaptığımız ölçümlerde onların değerleri bizim aleyhimize yüksek çıktı" dedi.
BAŞKA MAKSATLAR
Sağlık Bakanlığı´nın açıklamalarında "halk sağlığından öte başka maksatlar" yattığını öne süren Kocaoğlu, Belediye olarak Kuzey bölgesindeki bazı su kuyularında 2007 yaz aylarında ortaya çıkan, 2008 yaz ayları ile birlikte tırmanış gösteren arsenik değerlerine karşı, süratle harekete geçtiklerini, gereken tedbirleri aldıklarını söyledi. İlk etapta sorunlu kuyuları kapattıklarını, üniversite ile işbirliğine gidildiğini, arıtma tesisi kurma çalışmalarına başladıklarını belirten Kocaoğlu, buna rağmen bakanlık yetkililerinin her fırsatta ve ısrarla "İzmir´in suyunda kanser riski var" iddiasında bulunduğunu, belediyeyi zan altında bıraktığını ve İzmirliler´i belediyeyle karşı tahrike zorladığını ifade etti. Kocaoğlu şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Halkapınar pompa çıkışındaki bor oranını litrede 1.7 miligram olarak açıkladı. İZSU uzmanları tarafından aynı yerden alınan numunelerin İzmir Hıfzıssıhha Enstitüsü´nde yapılan analiz sonuçlarında, litrede 0.05 miligram ve 0.044 miligram olarak tespit edildi. Standart değeri bir litre suda 1.00 miligrem olan borun İzmir´in Narlıdere ilçesindeki 0.080 miligram ve Güzelbahçe´de 0.070 miligram ve Menderes´te ise 0.23 miligram çıktı. Kent merkezi olarak nitelendirilebilecek bölge olan Halkapınar pompa çıkışında ise bu değerin 0.47 miligram olarak tespit edildi. İzmir´deki bor değerleri standartların altındadır."
ÇOK MANİDAR
Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye´deki diğer illerde yaptırıldığı bilinen su analiz sonuçlarının yaklaşık 2 aydır açıklanmadığını belirten Kocaoğlu, son olarak bor iddialarının ortaya atılmasının "manidar" olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı´na, Türkiye´nin diğer illerine ilişkin total su analiz sonuçlarının bir an önce açıklanması konusunda bir kez daha çağrıda bulunduğunu ve göreve davet ettiğini belirten Kocaoğlu, şöyle devam etti: "Sayın Bakan, bir televizyon programında arsenik değerlerinin yüksek olduğunu belirttiği 12 il ile başta Ankara olmak üzere diğer büyük kentlerimizin sularındaki insan sağlığına zararlı alüminyum, kadmiyum ve benzeri bileşenleri de içeren tam analiz sonuçlarını, tıpkı İzmir´deki gibi nokta nokta açıklamak zorundadır."
"3 yıl beklemeyeceğiz"
Sağlık Bakanlığı´ndan İnsanı Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik uyarınca muafiyet istediklerini belirten Başkan Kocaoğlu, yönetmeliğin 12. maddesine göre bunun yasal hakları olduğunu savundu. Müsteşar Yardımcısı´nın maddenin sadece girişinde yer alan "Hiçbir muafiyetin insan sağlığına yönelik potansiyel bir tehlike oluşturmaması esastır" cümlesini okuduğunu belirten Kocaoğlu, cümlenin devamında belediyelere 3 defa muafiyet verilebileceğinin yer aldığını dile getirdi.
"Yasal hakkımızı kullanacağız"
Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başkan Aziz Kocaoğlu, Sağlık Bakanlığı´nın uyarı yazısının kendilerine resmi yollardan değil fotokopi olarak ulaştığını, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve tahlil sonuçları ile kendilerine cevap verileceğini ifade etti. Kocaoğlu, Sağlık Bakanlığı´nın açıklamaları karşısında dava açılıp açılmayacağına yönelik bir soru üzerine her türlü yasal hakların kullanılacağını söyledi.
Gittiği yere kadar gidecek
Kocaoğlu, bakanlığın istediği gibi faturalara içilmez ibaresinin eklenip eklenmeyeceği sorusuna ise, konularında haklı olduklarına inandıklarını belirterek "Arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Değerlendirme sonucu ne yapmamız gerektiği gerekiyorsa onu yapacağız. Yasadışı bir şey yapacak halimiz yok. Bakanlık yetkililerinin İzmir belediyesine karşı bu şekilde çıkış yapması karşısında her türlü mücadeleyi yasal çerçevede yapacağız. Bu böyle kalmayacak. Gittiği yere kadar gidecek" dedi.
Ben ortamı germiyorum
4 seneyi aşkın bir süredir CHP´li bir belediye olarak AKP iktidarı ile çalıştıklarının ifade eden Kocaoğlu, "Tabii ki zaman zaman bazı bakanlıklarla sorun oldu. Bölge müdürlüklerinde, genel müdürlüklerde sıkıntılarım oldu ama benden 4 seneyi aşkın bir süredir hükümetin aleyhinde, çeşitli varyasyonlar, şovlar yapmak için bir kelime duymadınız. Benim devlet anlayışım, devlet adamlığı anlayışım bunu gerektiriyor. Ta ki, su gibi hassas bir konuda Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı ve müsteşarının ve yardımcısının İzmir halkına yönelik İzmir Belediyesi´ne yönelik hepimizin basından öğrendiği tutumundan sonra konuşmak durumunda kaldım. Ben ortamı germiyorum. Benim duruşumda, yöneticiliğimde, siyaset anlayışımda, hayata bakışımda felsefemde kavga gürültü, şov mov yok. Ben işe endeksli adamım" dedi
|
|