| |
Uzmanlar, evi terk etmede en büyük nedenin aile içi fiziksel ve cinsel şiddet ekonomik sıkıntı ile töre cinayeti olduğunu söyledi
Ege Bölgesi´nde kayıp kadın sayısında bir önceki yıla göre yüzde 150´lik artış oldu. Artışın sebepleri olarak, aile içi fiziksel ve cinsel şiddet, ekonomik sıkıntı ve töre cinayetleri gösterildi. Kadınlar, sığındıkları güvenlik birimleri ve aile danışma merkezlerinin uzmanlarına anlattıkları kaçış öykülerinde, en çok aile içi cinsel şiddete
yer verdi.
KORKUNÇ YAŞAM
Evden kaçmakla daha rahat bir hayata kavuşacağını düşünen bazı kadınlar, fuhuş yaptırılmak üzere korkunç bir yaşama mahkum edilirken, kayıpların bir çoğunu da ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar oluşturduğu ortaya çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü´nden alınan verilere göre, geçtiğimiz yıl Ege´de kayıp kadın sayısı 138 iken, bu yılın ilk altı ayında 170´e ulaştı.
GÜNDE BİR KİŞİ
İstatistiklere göre, bu yıl içinde günde bir kadının kaybolduğu Ege´de son 2.5 yılda 528 kadının ortadan yok olduğu belirtildi. Artış, yetişkin erkekleri de kapsıyor. Erkeklerdeki kayıp oranı kadınlara göre daha az. Bir önceki yıla göre yetişkin erkeklerdeki kayıp oranı yüzde 92 arttı. Kadınların kayıp oranı ise yüzde 150´ye ulaştı. Geçen yıla göre genel toplamdaki artış oranı ise yüzde 140´ı buldu. 2006´da 96, 2007´de 196 olan kayıp sayısı, 2008´in ilk altı ayında 236´ya ulaştı.
İZMİR İLK SIRADA
Ege´deki kayıp kadın sayısında İzmir başı çekiyor. İzmir´de geçen yıl 46 kadın kayıpken, rakam bu yılın ilk altı ayında 73´e yükseldi. Diğer illerdeki kayıp sayısı sırasıyla şöyle: Denizli 32, Manisa 25, Aydın 12, Uşak 10, Balıkesir 8, Muğla 7, Çanakkale 3.
Ege´de en çok kayıp başvurusu yapılan kişilerin yaş ortalamasını genelde 18-27 yaş grubu oluşturuyor. Bu yılın ilk altı ayında kaybolan kadınlar arasında 23 yaş ortalaması ile Balıkesir ilk sırayı alırken, bunu sırasıyla 24 ile Denizli ve Manisa, 25 ile Uşak, Aydın ve Çanakkale, 28 ile Muğla ve İzmir izledi.
BOŞANMA SORUN
Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı avukat Zehra Demirci, evini terk eden kadınların büyük kısmının aile içi cinsel ve fiziksel şiddete maruz kaldığını söyledi. Türk gelenek ve göreneklerine göre kadının boşanmasına iyi gözle bakılmadığını vurgulayan Demirci, "Aileler evlenen kızlarına, ´Ne olursa olsun eşinden ayrılma´ diye telkinde bulunuyor. Kadın gördüğü şiddet sonucu, ´Bundan daha kötü ne olabilir´ diyerek evi terk ediyor" dedi.
SÜREKLİ YÜKSELİYOR
Kadınların kaybolmasında aile içi fiziksel ve cinsel şiddette yaşanan artışın etkisi olduğunu kaydeden
Demirci, şunları söyledi: "Şiddet her geçen gün artıyor. Erkeklerde bir tatminsizlik söz konusu.
Günümüzde pornografik yayınlara rahat ulaşılıyor.Erkekler, orada gördüklerini uygulamaya eğilimine giriyor. Bu ilişkilerin çoğu iki kişi arasında yaşandığı için açığa çıkmıyor. Kadın yaşadığı şiddeti anlatamıyor, son çare evi terk ediyor."
Herkes birbirine anlayışlı olmalı
Denizli Emniyet Müdürü Muzaffer Erkan, kayıpların tespiti için öncelikle kişinin ailesinin emniyete başvurması gerektiğini söyledi. Sonra kayıp kişinin kimlik bilgilerinin bilgisayar ortamında Türkiye´nin tüm illerine duyurulduğunu kaydeden Erkan, "Kayıp kişiyi hemen arama durumuna geçeriz. Kaybolan kişinin yaşı küçükse ailesi ile bağlantı sağlanır. Ancak yetişkin kişi evine dönmek istemiyorsa yapacak bir şey yok" diye konuştu.
İLETİŞİM ÖNEMLİ
Kayıpların ve evi terk etmenin önüne geçebilmek için aile içi iletişimin iyi kurulması gerektiğini söyleyen Erkan, "Eşler ile çocuklar ve ebeveynler arasında anlayış olmalı. Çağ değişiyor. Özellikle çocuk ve gençlere karşı biraz daha anlayış gösterilmeli. Kavga, küslük ve şiddet çözüm değil. Bunlar sorunların daha da artmasına neden olabilir" şeklinde konuştu.
SIKINTI VAR
Dünyada herkesin sıkıntıları olduğunu dile getiren Erkan, "Evini terk edenler doğru insanlarla karşılaşamayabilir. Bunun sonucunda da kurtulayım derken daha kötü hale düşmek kaçınılmaz olabilir" dedi. Sıkıntıların önce aile içinde çözülmesi gerektiği uyarısında bulunan Erkan, "Vatandaşlarımız bize gelsin yardımcı olalım" dedi.
Sığınma evi ve iş bulunması gerekiyor
Denizli Kadın Platformu Başkanı Gürel Bingöller, ataerkil aile yapısının getirdiği düzenden dolayı kadınların toplumda ikinci sınıfa itildiğini öne sürdü. Bingöller, "Kayıp ve evini terk eden kadınların çoğu eve kapatılmak isteniyor. Kadının ekonomik yönden yetersizliği, töre baskısı, aile içi cinsel ve fiziksel şiddete maruz kadınlar son çare evini terk ediyor. Bu olumsuzların önüne geçilebilmesi için yetkililerin yapılması gerekenleri iyi düşünmesi lazım" diye konuştu. Bingöller, ailesini terk etmek zorunda kalan kadınlar için sığınma evleri ve iş sağlanması gerektiğini bildirdi.
En yakınları bile tacizde bulunuyor
Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı avukat Zehra Demirci, geçtiğimiz günlerde başından geçen bir olayı şöyle anlattı: "Anne ve babasından ayrılmış 16 yaşında kız çocuğu büroma geldi. Anne ve babası ayrıldıktan sonra evlenmiş. Çocuk hem üvey babasının hem de öz babasının cinsel tacizine uğramış. Daha sonra köye abisinin yanına yerleşmiş. Abisi de cinsel tacizde bulununca oradan da kaçarak bir arkadaşına sığınmış. Suç duyurusunda bulunmak istedik ama olayı ne yazık ki ispat edemiyoruz. Bunun gibi birçok kişi olduğunu düşünüyorum."
|
|