Ana Sayfam Yap  I  Sık Kullanılanlara Ekle 
  04.12.2008 /   
Günün Özeti | Arama | tavsiye edin | 
       Üye Girişi
izmirdeyasam.com'a giriş yapmak için lütfen e-posta adresinizi yazınız.

Siz de izmirdeyasam.com'a ücretsiz üye olabilirsiniz..
yeni üye kayıt
şifremi unuttum
      Ana Sayfa
      Hediye
      Güncel Haberler
      Spor
      Sinema
      Kültür - Sanat
      Müzik - Eğlence
      Medya - Magazin
      İş Dünyası
      Sağlık
      Eğitim
      Teknoloji - Bilim
      Kadın Dünyası
      Erkek Dünyası
      Haber Arşivi
      Mekan.İzmir
      Konaklama.İzmir
      Şehir Telefon Rehberi
      Ulaşım
      Fotoğraf Galerisi
      Nöbetçi Eczaneler
      Sosyal İlanlar
      Seri İlanlar
      İzmir'e Dair
      İzmir Hakkında
      İzmir Tarihi
      E-Devlet
      Günlük Burçlar
      Oyunlar
       İzmir Radyoları

       İzmir TVleri
ŞANS OYUNLARI
Sayısal Loto - 29.11.2008
05 08 19 22 23 31

Şans Topu - 03.12.2008
01 08 10 20 23 + 07

On Numara - 01.12.2008
01 07 08 11 13 15 16 22 27 31 34 35 41 43 44 46 47 60 62 65 68 73

Süper Loto 6/54 - 27.11.2008
15 18 26 29 33 35

 :: Kültür - Sanat Haberleri
 
     
Okuyan Da Psikopat Sanır ..
19.08.2008 18:51  
Bu haber 118 kişi tarafından okundu..
 
   
 
Dövüş Kulübü´nü yazan psikopat sandığımız yazar meğer öyle değilmiş...

‘Dövüş Kulübü’, ‘Tıkanma’ gibi sert romanların yazarı Chuck Palahniuk, aslında partilerde bir köşeye çekiliveren sıkılgan bir insan olduğunu söylüyor. Yine de edebiyat etkinliklerinde çeşitli çılgınlıklar yapıp odakta kalmayı seviyor

The Independent´ın haberine göre İsviçre’de bunaltıcı bir Locarno sabahı. Ünlü ‘Dövüş Kulübü’nün ünlü yazarı Chuck Palahniuk bir gün önce yaptığı korkunç uçuşu anlatıyor neşeyle. “Hidrolikler bozuldu. Tam inişe geçiyorduk ki bir anda alarmlar çalmaya başladı. Zürih’e geri uçup oraya iniş yapmak zorunda kaldık. İniş çok zor oldu. Ondan sonrası da zaten tam bir kaostu.”

Amerika’nın en ünlü ve en tartışmalı yazarlarından biri değilken Palahniuk Freightliner’da dizel tamircisiymiş. İsviçre’nin küçük yolcu uçaklarının hidroliklerinden bahsederken neden bahsettiğini bildiği hissini veriyor.

Palahniuk ile tanışınca insanın onun hakkındaki fikri değişiveriyor. Eğer onu sadece romanlarından ve ‘Dövüş Kulübü’, Choke’ ve ‘Snuff’ gibi yabancılaşma ve sapkınlık yüklü hikâyelerinden tanıyorsanız sinirli kavgacı kötü niyetli şeytanlık ve öfkeyle dolu bir insanla karşılaşmayı beklersiniz. Gerçek ise bundan çok farklı: düzgün bir gömlek giymiş olağanüstü derecede kibar bir adam Chuck Palahniuk.

‘Aslında aşkı yazıyorum’

“Bütün kitaplarım aslında aşk hikâyeleri özellikle de aşk üçgenleri anlatıyor” diye açıklıyor Locarno Festivali’nde Clark Gregg’in filmleştirdiği ‘Tıkanma’nın dünya prömiyeri için İsviçre’de bulunan Palahniuk. Filmde üçgenin köşelerini ne idüğü belirsiz bir işte çalışan seks bağımlısı ana karakter Victor (Sam Rockwell) onun üstüne çok düşen annesi (Anjelica Huston) ve genç bir doktor (Kelly Macdonald) oluşturuyor.

Palahniuk ‘Tıkanma’ için istediği kadar aşk romanı desin, kitap dehşet verici bir ortamda yazılmış. 1999 yılında tam kitabı yazmaya başlamadan önce babası öldürülmüş. Öldürülen babasının işleriyle ilgilenmenin ‘muazzam stres’inden bahsediyor. “Gecenin bir yarısı arabamla babamın evinden kendi evime dönüyordum. Dağlardayken sürekli gezmek zorunda olan birinin muhtemelen bir pazarlamacının hikâyesini yaratmaya başladım. Hayatından bunaldığında arabasını yolun kenarına çekip farların ışığında birkaç adım yürüyüp sanki bir araba kazasının, kalp krizinin ya da bir cinayetin kurbanıymış gibi yere yatıyor...”

Fikir pazarlamacının bir polis tarafından kurtarılmasıydı. Polis nazikçe nabzını kontrol edip ona sarılıp her şeyin yoluna gireceğini söyleyecekti. O gece arabayı kullanırken Palahniuk o ruh halinde bu sahneyi gerçekleştirmeyi ciddi ciddi düşünmüş. Neticede yapmamış ama bilinç akışı ona Victor fikrini vermiş. ‘Tıkanma’un antikahramanı Victor restoranlarda insanlar onu kurtarsın diye boğulma numarası yapıyor. “İnsanların kollarında böyle muazzam bir duygusal boşalma yaşayabiliyordu. İnsanlar da onu avutup her şeyin yoluna gireceğini söylüyorlardı. ‘Tıkanma’un hikâyesi buradan doğdu. Benim dibe vurmuşluğumdan.”

‘Tıkanma’ için araştırma yaparken Palahnuik seks bağımlılarının tedavi gördüğü kliniklerde zaman geçirmiş. Phil adında bir hastayı özellikle hatırlıyor. Phil bir müteahhitmiş. İriyarı, mutlu bir evliliği olan, birkaç çocuklu bir adam. Ancak gizli gizli kadın elbiseleri giyip rastgele yabancılarla seks de yapıyor. “Bu adamı yolda görsem hakkında düşüneceklerimle tanıdıktan sonra hakkında öğrendiklerim arasındaki fark şok ediciydi. Bu durum insanlara başka bir açıdan bakmama sebep oldu ve görünüşte en sıkıcı insanın bile inanılmaz bir gizli hayatı olabileceğini farkettim,” diye anlatıyor Palahniuk.

Utangaç olduğunu ve partilerde kenarlarda köşelerde saklandığını itiraf edyor. “İnsanlarla ne konuşulur hiçbir fikrim yok. İnsanların yanında nasıl olmam gerekir hiçbir fikrim yok.” Bu yüzden gazetecilik okumuş. Çünkü bu meslek ona insanlarla konuşmak ve onlara soru sormak için bir ehliyet vermiş. Kurgu romanlar yazmak da ona benzer bir özgürlük veriyor. Ama utangaçlığına rağmen yazarların davet edildiği ya da yazarlığıyla var olduğu ortamlarda şov yapmayı da ihmal etmiyor. “Yazarların katıldığı birçok etkinlik çok sıkıcı ve gösterişçi oluyor. O çocukların sıkılmalarını gerçekten istemiyorum. Etkinlikleri çılgınlaştırmak için sarf ettiğim efora değiyor, çünkü o zaman bir başka etkinliğe katılma ihtimalleri daha yüksek oluyor.”

Tek sırrı cinsel tercihi Palahniuk’e çelişkili bir figür demek hafif kalır. Bu ağzı sıkı adam göz önünde olmaktan açık bir zevk duyuyor. Özel hayatı hakkında çok şey biliyoruz. Ailesinin sıkıntılı geçmişi babasının öldürülmesi ve büyükbabasının büyükannesini öldürdüğü gibi. Gay olup olmadığı konusunda da birçok yazı yayımlandı ve birçok blog’da bu konuda sorular soruldu. Palahniuk bu konuda konuşmayı reddediyor: “Hayatımdaki ölmüş insanlar kapsamında özel hayatımı konuşmak kolay. O insanların şu anda bundan rahatsızlık duyacaklarını hissetmiyorum. Ama şu anda hayatımda olan insanlar, arkadaşlarım ve ailem konusunda çok korumacıyım. Çizgiyi orada çekiyorum.” Cinsel tercihini konuşmakta son derece rahat olduğunu söylüyor ama arkadaşları ona bunu yapmamasını söylemiş ve ailesi de cinselliğinden bahsettiği zaman rahatsız olduklarını söylemiş.

Onun yerine yazıyı konuşmayı tercih edeceği çok açık. Sürekli baştan okuduğu F Scott Fitzgerald’ın ‘Muhteşem Gatsby’sinden açın konuyu örneğin. Hemen heyecanlanıyor. “Çocukken ne yapman gerektiği söylendiyse hepsini yapıyorsun ama sonra bir sonraki hareketinin ne olacağını bilemediğini fark ediyorsun. O güzel şeyleri yapmaya devam ediyor ama eğer bir şeyleri farklı yapmazsan hayatın boyunca o hayal kırıklığına uğramış çocuk olarak kalacağını da fark ediyorsun.” Bir başka deyişle eğer ‘Dövüş Kulübü’ ve ‘Tıkanma’nın nereden geldiğini bilmek istiyorsanız Jay Gatsby’ye bakın.
 
 
Not: Fotoğrafların büyük halini görmek için lütfen mouse'nuzu fotoğrafın üzerinde tutunuz..
   
  Kaynak : haber3.com
 
  :: Yorumlar
  :: Aynı Kategorideki En Son Haberler
Tiyatroda Cinayet!
Tiyatroda Cinayet! Roberto ve Manuela Galimberti çifti, peşlerindeki gazeteci ve televizyoncuları atlatarak Karşıyaka Oda Tiyatrosu’na saklanmayı başardılar! İtalyan asıllı çift, hostes Mira Cambi’yi öldürmek suçundan on ay..
Aynı Sahnede Paramparça
Aynı Sahnede Paramparça Müslüm Gürses ve Teoman aynı sahneyi paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 3.´sü düzenlenen ´Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali´nin açılış gecesinde birlikte şarkı seslendiren..
Artık Korsan Kitaplar..
Artık Korsan Kitaplar Da Bandrollü Korsan yayımları önlemek için çıkan bandrol uygulaması anlamını yitirdi. Yayın dünyasını korsanlardan korumak amacıyla gündeme getirilen bandrol uygulaması, korsan yayıncıların da bandrol almaya başlamasıyla anlamını yitirdi...
Türkçe Avrupa´da Opera..
Türkçe Avrupa´da Opera Dili Oldu Duvara Karşı filminin opera uyarlamasında Türkçe ve Almanca aryalar seslendirildi. Tanınmış yönetmen Fatih Akın´ın 2004 yılında Berlin Film Festivali´nde ´´Altın Ayı´´ ödülünü kazanan ´´Duvara Karşı´´ adlı..
Çarşaflı Stand-up'çı
Çarşaflı Stand-up Çarşaflı CHP'li oluyor da stand-up'çı neden olmasın? Çöpoğlu... Şaka değil gerçek; lütfen 'nasıl olur' demeyin! Çarşaflı kadınlar CHP üyesi oluyor da niçin 'stand-up'çı olmasın! Aslında..
Naaşımı Mevlana´nın Yanına..
Naaşımı Mevlana´nın Yanına Taşıyın Fransız profösörün mevlana aşkı hayatını kaybedince de bitmedi. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Abdullah Öztürk, Mevlana hayranı Fransız profesör Eva De Vitray..
Aslında Çirkinmiş
Aslında Çirkinmiş Mona Lisa resmedilirken köklü değişikler yaşamış. İsrail bilimadamları Mona Lisa'nın iyimser bakışlar dışında yüzün resmedilirken köklü bir değişikliğe uğradığını farketti. Profesör Dani Lischinksi'nin dahil olduğu ekip,..
Otello 29 Kasım’da..
Otello 29 Kasım’da İzmir Devlet Opera Ve Balesi’nde… İzmir Devlet Opera ve Balesi 29 Kasım 2008 Cumartesi günü saat 20.00’de Giuseppe Verdi’nin Otello operası müziği ile bir balenin “Dünya Prömiyeri”ni gerçekleştirecek. İstanbul Devlet..
 
 Diğer 10 Haber..
   »  Sanatçı Adayları Günay'dan Yardım İstedi .. ( 28.11.2008 10:33 )
   »  Yusuf İle Züleyha Operası .. ( 11.11.2008 12:54 )
   »  Aytaç Sefiloğlu Anısına Sergi .. ( 09.11.2008 15:39 )
   »  İspanyollara 'Oley' Çektiren Orkestra .. ( 25.10.2008 23:30 )
   »  Tiyatro İzlerken İki De Tek Atın! .. ( 22.10.2008 14:59 )
   »  Gurbetcilerin Yeni Star'ı .. ( 21.10.2008 13:41 )
   »  Efsane Albüm 50 Sonra Yeniden .. ( 18.10.2008 00:59 )
   »  Attila İlhan Şiirlerle Anıldı .. ( 12.10.2008 17:15 )
   »  Romeo Ve Juliette İzmir´de .. ( 11.10.2008 12:26 )
   »  Nobel, Yeni Ayrılıkların Yazarına .. ( 10.10.2008 17:45 )
I güncel haberler I spor haberleri I sinema I kültür-sanat I müzik-eğlence I medya-magazin I iş dünyası I sağlık I eğitim I
mekan.izmir I fotoğraf galerisirehber.izmir I haber arşivi I izmir tarihi I
künye I hakkımızda I basında bizreklam I  e-postayasal uyarı I
 
izmirdeyasam.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Bu bir Hizmetidir.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.