Memorial Hastanesi’nden Uz. Klinik Psikolog Ayşe Elif Orhon, cinsel işlev bozuklukları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Cinsellik, sosyal kurallar, değer yargıları ve tabularla belirlenmiş, biyolojik, psikolojik, sosyal yönleri olan özel bir yaşantı olarak tanımlanır. Cinsel ilişki hiçbir zaman cinsel birleşmeden ibaret olmamıştır. Cinsel ilişki bir iletişim ve yakınlaşma sürecidir. Çiftlerin birbirleriyle en mahrem zamanları paylaştıkları doğal bir iletişim ve ilişki biçimidir.
Cinsel yanıt döngüsü nedir?
Cinsel ilişki kadın ve erkekte aynı döngüde ilerler ve buna “cinsel yanıt döngüsü” denir. Cinsel yanıt döngüsü; istek, uyarılma, plato, orgazm ve çözülmeden oluşur. Bu döngülerden birinde oluşan aksama ile gelişen bozukluklara cinsel işlev bozukluğu adı verilir. Cinsel işlev bozuklukları sadece cinsel birleşme gerçekleştirilememesinden ibaret değildir. Ve cinsel birleşme dışında da eşle beraberliğin, ilişkinin kalitesini etkiler ve ilişki içersinde sorunlar yaşanmasına neden olur. Partnerler karşı tarafın kendisini istemediğini düşünmeye başlar ve sorun yaşayan partnerde giderek kendini suçlu hissederek uzaklaşmaya başlar. Sorun uzadıkça kemikleşir ve kemikleştikçe çözümden uzaklaşılır. Toplumumuzda normal cinsel hayatı olduğunu belirten kadınların %63’ü orgazm bozukluğu, %47’si gevşeyememe ve %35’i istek azlığı yaşamaktadır. Cinsel hayatlarında çok mutlu ya da mutlu olduğunu belirten çiftlerde ise cinsel işlev bozukluğu oranları %83 dür.
Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları:
Vajinusmus: Vajen kaslarının istemsiz kasılması cinsel birleşmeyi engeller. İstemsizdir ve bu yüzden isteyerek geçmez. Terapi süreci 8–10 haftadır, tam iyileşme oranları %100’e yakındır.
Disparoni: Toplumumuzda çok az görülür ve cinsel birleşmenin ağrılı olmasıdır.
Uyarılma ve orgazm bozukluğu: Vajinusmusdan daha sık görülmesine rağmen başvuru oranları çok düşüktür, çünkü cinsel birleşmeye engel teşkil etmez. Ama cinselliğin ana temeli olan haz duygusunu ketler.
İstek bozukluğu: Vajinusmustan daha sık görülür. Cinsel birleşmeye engel olmadığı için kadınlar tedavi için başvurmaz ama partnerleriyle ilişkileri ciddi şekilde etkilenir.
Erektil İşlev Bozukluğu: Erektil yetmezlik, cinsel aktiviteyi tamamlamak için gerekli ereksiyonun oluşmasında veya sürdürülmesinde ortaya çıkan tekrarlayıcı yetersizliktir. Cinsel işlev bozuklukları arasında tedavi amacıyla başvuru nedenleri arasında en sık görülenidir. Erişkin erkeklerin % 10 – 20’sinde görülmekte ve 60 yaşından sonra belirgin olarak artmaktadır. Yaşamın bir döneminde bu durumla en az bir defa karşılaşan erkeklerin oranı ise % 70 – 75’lere ulaşmaktadır. Bu yetmezlik ancak tekrarlayıcı ve inatçı özellikler gösterdiği zaman tedavi edilmesi gerekmektedir.
Erken Boşalma (Prematür Ejakülasyon): Erken boşalma, genellikle eşin cinsel doyuma ulaşmasından önce oluşan ejakülasyon olarak tanımlanabilir. İlk kez ilişkiye giren genç erkeklerde sık görülür. Erken boşalma genellikle birincil bir sorundur. Erken boşalma, gerginlik, stres ve seyrek cinsel ilişki sonucu geçici ve ikincil bir sorun olarak da ortaya çıkabilir.
Boşalma Yetmezliği (Retarde Ejakülasyon): Yoğunluğu ve süresi yeterli bir cinsel etkinlik sırasında, olağan bir cinsel uyarılma evresi sonrası, sürekli ya da yineleyici bir biçimde orgazmın gecikmesi ya da olmaması şeklinde tanımlanır. Boşalmanın hiç olmaması, kısmen oluşması ya da uzun süren bir uyarılma veya cinsel birleşmeye karşın ejakülasyonda gecikme şeklinde ortaya çıkabilir. Boşalmanın hiç olmaması çoğu kez organik patolojiye işaret eder. Bazı ilaçların kullanımı boşalmayı geciktirebilmektedir.
Ağrılı Boşalma ve Dispareni: Nadir görülen bir bozukluktur. Ağrılı ejakülasyon genellikle uretra, prostat ve mesane infeksiyonu gibi durumlarda oluşur. Bu tür sorunu olan erkekler ejekülasyon sonrasında peniste yanma hissinden yakınırlar. Ağrılı ejakülasyon veya ejakülasyon sonrası oluşan ağrı, erkeğin ejakülasyonla ilgili kaygısı nedeniyle perine kaslarında spazm oluşmasına bağlanmıştır. Dispareninin nedeni çoğunlukla fiziksel olup, lokal bir infeksiyon veya frenulum yırtıkları en sık nedenlerdir.
Hemen hemen yaşanan tüm cinsel işlev bozukluklarının temelinde yanlış bilgilendirme ve psikolojik nedenler yatar. Çözümü kolaydır ve yeniden öğrenme süreci ile kısa zamanda çözümlenir.
Not: Fotoğrafların büyük halini görmek için lütfen mouse'nuzu fotoğrafın üzerinde tutunuz..
Köpek ve kedilerde artan kanser oranında beslenme tarzı ve stresin önemli rol oynuyor.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hayvan..
İbo gibilere de TEKİLA+VOTKA
Cengiz Semercioğlu, Güneri Civaoğlu ile gittiği Uludağ'da, Civaoğlu'nun gribe karşı geçici önlem olarak kullandığı yöntemi öğrenerek döndü.
VOTKA VE KARABİBER
Semercioğlu, gribe yakalanan..
Çocuklarınızı okul dönemlerinde yaşadıkları stresten uzak tutmaya çalışın.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Akdeniz, çocuklarda dersler nedeniyle oluşan okul stresinin birçok hastalığa karşı vücut..
Alkol, vücuda kan pompalamayı sağlayan kalp kası hücrelerinde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açıyor
İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr...
Küçük çocuğunuzun can güvenliği için evinizde aldığınız önlemler, unuttuğunuz en küçük ayrıntıyla işe yaramayıp tehlikeli sonuçlar doğurabilir..
Evde kaza nedeniyle ölümlerin başlıca nedenleri düşme, zehirlenme, yangın..
Siz de bu orta yaş sendromu ile karşı karşıya kalabilirsiniz...
Geceleri ellerinizde giderek şiddetlenen uyuşma ve uykudan uyandıran ağrılar, baş ve işaret parmaklarda his, ellerinizde kuvvet..
Fare beyni incelenirken ortaya çıktı.
Fast-food tarzı beslenme alışkanlığının Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırabileceği ortaya çıktı. Stockholm'deki Karolinska Araştırma Enstitüsü’nden Susanne Akterin, farelerin beynini incelerken Alzheimer..
Kadınlarda en çok görülen kanser türlerinin başında gelen meme kanseri üzerinde, bebek emzirmenin bir etkisinin bulunmadığı bildirildi.
Hastalıkla ilgili belirti görüldüğünde kadın doğum uzmanı yerine..