Kenthaber olarak, makam aracı kullanan tüm yerel ve kamu yöneticileri ile mülki idare amirlerine, "Bulunduğunuz göreve, vatandaşınızın hayatını kolaylaştırmak için seçildiğiniz-atandığınızı aklınızdan çıkarmayın ve en azından resmi makam araçlarınızı hafta sonları garaja çekin" çağrısı yapıyoruz.
Tüm yerel - kamu yöneticileri ile siyasilere AB yolundaki Türkiye'ye hiç yakışmayan ve 'istibdat' dönemlerini andıran bu çağ dışı davranış biçimine son vermeleri için sesleniyoruz.
Siz değerli Kenthaber okurlarının da, yazarımız Feramuz Erdin'in konuyla ilgili satırlarını okuduktan sonra, çağrımıza hak vereceğinizi umarak, yorumlarınızla desteklerinizi bekliyoruz.
Yerel padişahlar
Oylarınızla seçtiğiniz Büyükşehir Belediye Başkanını hiç belediye otobüsünde seyahat ederken gördünüz mü?
Ya seçilmişlerce atanmış olan valinizi?
Ya da yine merkezi yönetimce atanmış olan il müdürlerini?
Mesela, İl Emniyet Müdürünü?
Mesela, Jandarma Alay Komutanını?
Mesela İl Genel Sekreterini?
Haydi, bunlardan vazgeçtik.
Ya bunların ailelerini?
* * *
Yukarıda saydığım bu şahıslar, tek kelimeyle, sizin benim gibi insanların hayatlarını kolaylaştırmak için göreve seçilmiş veya getirilmiş kimselerdir.
Bunun için maaş ve ödenek alırlar.
Ama siz onları, Batılı meslektaşlarının yaptığı gibi; en azından hafta sonları, halkın arasında, metroda, vapurda seyahat ederken veya bir parkta oturup dinlenmek ya da ailesiyle piknik yapmak gibi insani faaliyetler içindeyken asla göremezsiniz.
Her daim “görevdedirler”.
Kendilerinin, korumalarının, etraflarındaki sülük zihniyetli yalakalarının yarattığı sahte bir “süper ego” ortamında yaşayıp dururlar.
Onları, zırhlı ve eskortlu araçlarıyla yanınızdan sirenler çala çala trafikte yağ gibi akıp giderlerken görürsünüz ancak.
Her zaman bir aceleleri vardır!
Can kurtarmaya mı, olayı bastırmaya mı, yangını söndürmeye mi giderler?
Tabii ki hayır!
Birazdan havalimanına inecek olan “velinimet” Başbakanı karşılamak için yarışırlar ya da çok önemli (!) bir davete veya toplantıya yetişmek için aceleleri vardır.
“Neden hep böylesin?” diye soracak olursanız da cevap hazırdır:
“Güvenlik nedeniyle!”
Akabinde “Senin ki can da benimki patlıcan mı?” sorusunu sormayı planlayanlardansanız, annenize bir efor testi yaptırmanızı tavsiye ederim.
Zira “ananızı da alıp gitmek” zorunda bırakılabilirsiniz!
* * *
O yüzden de bu zat-ı muhteremler, sizin benim kullandığımız yollardaki trafik çilesini hiç bilmezler.
Sokaktaki tinercinin ödünüzü nasıl patlattığını da bilmezler.
Kapkaca uğradığınızda kendinizi ne kadar kötü hissettiğinizi de!
Bu sorunları çözmek sanki onların görevi değildir?
Yaşamadıkları için, sorunlarınızı da bilmezler.
* * *
Ama bu adamların bir yıllık masrafını vergi olarak veren bir işadamına bir otobüste veya vapurda veya metroda rahatlıkla rastlayabilirsiniz.
Çünkü paranın nasıl kazanıldığını bilirler.
Tasarrufun ne demek olduğunu bilirler.
“El parasıyla beylik yapmanın” ne kadar kolay ama o kadar da içi boş olduğunu da çok iyi bilirler.
Bu tip bir süper egonun kişiyi nasıl insani vasıflarından uzaklaştırdığını da çok iyi bilirler.
“Yönetenlerdeki” demokrasi anlayışı içselleşmediği, sadece bir söylem olarak kaldığı için de bu adamların bir yıllık masrafını karşılayacak vergiyi veren bir işadamı, işinden çıkıp evine yetişip çoluk çocuğuna yemek yapmak zorunda olan otobüsteki bir çalışan anne, evine gidip de çoluk çocuğuyla biraz vakit geçirmeyi planlayan minibüsteki bir baba trafikte öylece kala kalır!
* * *
İsyan edersiniz ama kime nasıl dert anlatacağınızı bilemezsiniz.
Elinizde tek silahınız vardır:
Oy!
Bir dahaki seçime kadar bekler, zamanı gelince de gider silahınızı size en fazla “takla atan” yeni “padişaha” teslim edersiniz!
Not: Fotoğrafların büyük halini görmek için lütfen mouse'nuzu fotoğrafın üzerinde tutunuz..
Avrupanın en çok çocuğa sahip insani olan Ed Houben, çocuk özlemi çekenlere yardımcı oluyor.
Hollanda'nın Maastrich kentinde yaşayan, turizm rehberi Ed Houben, Avrupa'nın en çok çocuk..
Türkiye genelinde soğuk hava etkisini gösterirken, İzmir´de bazı öğrenciler denize girdi.
Soğuk ve yağışlı hava Türkiye´nin birçok yerinde etkili olurken, İzmirde liseli gençler arkadaşları ile denizin..
Kurban pazarında satış yapan besiciler, hipermarketlerin kredi kartıyla taksitli kurban satışı yapmasının kendi satışlarını olumsuz etkilediğini iddia etti.
Kurban Bayramına kısa süre kala kurbanlık satışlarında..
İzmir´in Çeşme İlçesi´nde oturan N.M.´nin, kocası M.C.M.´nin evlenmeden önce birlikte olduğu sevgililerinden vazgeçmediğini, orta yaş sendromuna girip etek giydiğini iddia ederek açtığı boşanma davasında..
İzmir'de, bir traktörün romörkunda oturan kadın işçiler görenleri hayrete düşürdü.
Hiçbir önlem almadan arka arkaya bağlanan römorkun üstüne oturan kadın işçiler trafik kurallarını hiçe saydıkları gibi..
Uyuşturucu sattığı iddiasıyla yargılanan ve suçsuz olduğu anlaşılan İzmirli rallici Bahadır Sevinç, paintball oynayarak stres attı. Türkiye´yi eskisi gibi yurtdışında temsil etmek için çalıştığını belirten..
Gürcistan asıllı bir kişi ölü bulundu.
Kumkapı Nişanca Hamamı Sokak'taki pansiyonda kalan Gürcistan uyruklu Alexandre Gogniasvili'nin (36) odasında hareketsiz yattığını gören görevliler, durumu polise bildirdi.
Hayatını..