| |
Sanat, kültür ortamı artık daha özgür ve daha demokratik bir hale gelmiştir.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerini kazanan Turgut Cansever, Yaşar Kemal ve Dr. Alaeddin Yavaşca'nın, on yıllar boyunca kendi alanlarında sanatın asaletinden, insani değerlerin yüceliğinden taviz vermeksizin Türkiye'ye ve dünyaya en güzel ve en özgün eserleri armağan ettiklerini söyledi. 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Çankaya Köşkü'nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.
Cumhurbaşkanı Gül, törende yaptığı konuşmada, ödüllerin üç seçkin kültür ve sanat adamına takdim edileceğini belirterek, mimari dalında ödül kazanan Turgut Cansever, edebiyat dalında ödül kazanan Yaşar Kemal ve müzik dalında ödül kazanan Alaeddin Yavaşca'yı içtenlikle tebrik ettiğini kaydetti.
Yaşar Kemal ve Alaeddin Yavaşça'yı törende görmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, Cansever'in sağlık durumu nedeniyle törene katılamadığı için eşi ve kızı tarafından temsil edildiğini belirterek, kendisine acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:
''Bugünkü tören bu üç değerli kültür adamının neredeyse asırlık emeklerinin ve artistik yaratıcılıklarının toplamına, aydın olarak özgür ve bağımsız duruşlarına ve toplumsal sorumluluk bilinciyle oynadıkları rollere devlet ve toplum olarak duyduğumuz saygıyı ifade etmektedir. Gerçekten de Sayın Cansever, Sayın Yaşar Kemal ve Sayın Yavaşça on yıllar boyunca kendi alanlarında sanatın asaletinden, insani değerlerin yüceliğinden hiçbir taviz vermeksizin en güzel ve en özgün eserleri Türkiye'ye ve dünyaya armağan etmişlerdir.
Dehalarıyla mimarimizi, edebiyatımızı ve müziğimizi en yüksek noktaya taşımışlardır. Kültür hayatımızı zenginleştiren ve düzeyini yükseltenlerin başında geldiler. Bir yandan da kültürel yozlaşma eğilimlerine karşı direniş göstermeyi başardılar. Kültür mirasımızı dünden bugüne taşıdılar, bugünden de yarına taşıyacaklar.''
Cumhurbaşkanı Gül, Cansever'in ''eşsiz yapıları ve projeleriyle antik çağlardan Selçuklu ve Osmanlı şaheserlerine uzanan insan odaklı Anadolu-İslam mimarisi geleneğini ve formlarını, şehircilik anlayışını, çağdaş ve yaratıcı biçimde dönüştürerek topluma sunduğunu'' ifade etti.
Yaşar Kemal'in, Homeros'tan Dede Korkut'a, Kürt destanlarından Yunus Emre ve Karacaoğlan'a, Evliya Çelebi'den Sait Faik'e uzanan son derece zengin edebi gelenekleri kendi evrensel ve anıtsal eserlerine dönüştürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Gül, ''Bunu, insancıl ve hakçı özünü hiçbir zaman yitirmeksizin başardı. İnsani ve kültürel değerler kadar tabiatın da tahrip edilmesine karşı duran çağdaş bir tavır sergiledi'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül, Alaeddin Yavaşça'nın, Anadolu'nun bin yıllık çeşitli müzik geleneklerini araştırdığını, en ince ve saf biçimleriyle bugünün süzgecinden geçirerek yeniden yarattığını, kendi sentezini meydana getirdiğini ve yorumladığını kaydetti. Yavaşça'nın yüzlerce öğrenci ve müziksever yetiştirdiğini, Türk müzik hayatına eşsiz katkılar yaptığını da vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, ödül alan her üç kültür adamına da ayrı ayrı şükran borçlu olunduğunu söyledi.
VEFASIZLIK VE HAKSIZLIKLARA UĞRAMIŞ OLABİLİRSİNİZ
''Üç değerli kültür adamımız uzun sanat yaşamları boyunca şu veya bu şekilde uğramış olabildikleri anlayışsızlık, ilgisizlik, vefasızlık veya haksızlıklar nedeniyle zaman zaman üzülmüş de olabilirler'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu davranışlar Sayın Cansever için yarattığı bazı eserlerin bakımsız kalması, şehircilik ve mimaride özensiz ve kişiliksiz bazı uygulamaların hakim olması ve giderek bunların bazen daha çok ilgi görmesi; Sayın Yaşar Kemal bakımından gençliğinde bazı el yazmalarının el konularak yok olması, evrensel ve toplumsal barış ile ilgili olarak yapmış olduğu çağrı ve uyarıların zamanında ve yeterince dikkate alınmamış olması veya kitaplarının korsan baskılarının önüne geçilememesi; Sayın Yavaşça için ise müziğimizin yozlaştırılması veya telif haklarına riayet edilmemesi biçiminde ortaya çıkmış olabilir.
Bunların dışında belki sizi üzen başka şeyler de olmuş olabilir. Ama her şeye rağmen bugün, başta hükümet olmak üzere devletimizin kurumlarında, özel sektör dahil vatandaşlarımızda kültür sanata karşı giderek daha ilgili, daha duyarlı, daha saygılı bir yaklaşımın gelişmekte olduğunu da memnuniyetle görüyoruz. Bunun sonucu olarak kültür hayatımızda canlılık ve çeşitlilik giderek artmaktadır.
Sanat, kültür ortamı artık daha özgür ve daha demokratik bir hale gelmiştir. Bir çok yasal engeller, hükümetin, Meclis'in girişimleriyle ortadan kaldırılmakta, yeni yeni kanunlar ve yeni yeni yönetmelikler sunularak kolaylıklar getirilmekte ve bunun sonucunda kültürümüzün evrensel erişimi daha da artmaktadır.''
Cumhurbaşkanı olarak kültür ve sanat faaliyetlerine destek olmaya kararlı olduğunu vurgulayan Gül, Türkiye'nin özel konuk ülke olduğu Frankfurt Kitap Fuarı'nın açılışına katıldığını, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının restorasyonun hızla tamamlanmasına öncelik verdiğini söyledi. Özel müzelerin faaliyetlerini izlemeye ve bunlara katılmaya da özen gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, hükümetin özel müzelere katkılarının da takdirle hatırlanması gerektiğini belirtti. Sanatçı ve yazarlarla güzel bir diyalog içinde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Gül, bu çerçevede ''Çankaya Sofraları''nı devam ettireceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül, 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin sahiplerini bir kez daha kutlayarak, ödül sahiplerine uzun ömür ve sağlık diledi, eşlerine ve ailelerine teşekkür etti. Törenin bayram arifesine rastlamasını da ''güzel bir tesadüf'' olarak niteleyen Cumhurbaşkanı Gül, Kurban Bayramı'nı kutladı.
ÖDÜLLER HER YIL FARKLI ALANLARDA VERİLECEK
Cumhurbaşkanı Gül'ün her yıl kültür ve sanatın farklı dallarında verilmesini istediği ödüllerin bu yılki sahipleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıklanmıştı.
Cumhurbaşkanı Gül, Doğan Hızlan, Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Mustafa İsen, M. Emin Kuz, H. Gürcan Türkoğlu, H. Ahmet Sever, Zeynep Damla Gürel'den oluşan Değerlendirme Kurulu'nun önerisi üzerine, 2008 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nin, edebiyat dalında Yaşar Kemal'e, mimari dalında Turgut Cansever'e, müzik dalında Dr. Alaeddin Yavaşca'ya verilmesini uygun görmüştü.
Ödüller, 20 Ocak 2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ''Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Yönetmeliği''ne göre, Türk kültür ve sanat yaşamına önemli katkılarda bulunan, kültür ve sanatının yücelmesine çalışan Türk vatandaşı ve yabancı uyruklu kişiler ile kurumlara, devlet adına onurlandırmak ve özendirmek amacıyla veriliyor. |
|