Ana Sayfam Yap  I  Sık Kullanılanlara Ekle 
  04.12.2008 /   
Günün Özeti | Arama | tavsiye edin | 
       Üye Girişi
izmirdeyasam.com'a giriş yapmak için lütfen e-posta adresinizi yazınız.

Siz de izmirdeyasam.com'a ücretsiz üye olabilirsiniz..
yeni üye kayıt
şifremi unuttum
      Ana Sayfa
      Hediye
      Güncel Haberler
      Spor
      Sinema
      Kültür - Sanat
      Müzik - Eğlence
      Medya - Magazin
      İş Dünyası
      Sağlık
      Eğitim
      Teknoloji - Bilim
      Kadın Dünyası
      Erkek Dünyası
      Haber Arşivi
      Mekan.İzmir
      Konaklama.İzmir
      Şehir Telefon Rehberi
      Ulaşım
      Fotoğraf Galerisi
      Nöbetçi Eczaneler
      Sosyal İlanlar
      Seri İlanlar
      İzmir'e Dair
      İzmir Hakkında
      İzmir Tarihi
      E-Devlet
      Günlük Burçlar
      Oyunlar
       İzmir Radyoları

       İzmir TVleri
ŞANS OYUNLARI
Sayısal Loto - 29.11.2008
05 08 19 22 23 31

Şans Topu - 03.12.2008
01 08 10 20 23 + 07

On Numara - 01.12.2008
01 07 08 11 13 15 16 22 27 31 34 35 41 43 44 46 47 60 62 65 68 73

Süper Loto 6/54 - 27.11.2008
15 18 26 29 33 35

 :: Yaşam Haberleri
 
     
Ramazan Sözlüğü ..
16.09.2007 22:48  
Bu haber 243 kişi tarafından okundu..
 
   
 
Ramazan, oruç, sahur, iftar, teravih, mukabele, fitre kelime olarak ne anlama gelir biliyor musunuz? Ramazanı daha anlamlı yaşabilmeniz için sizlere özel bir sözlük hazırlandı.

Sahur, imsak, fitre, teravih, mukabele gibi birbirinden harika saraylarında hepimizi ağırlar. Fakat bizi 30 gün misafir eden bu sarayları yeteri kadar tanıdığımız söylenemez. Mukabele âdetini Hz. Cebrail’in başlattığını, orucun sözlük anlamının “günlük” olduğunu, fitrenin zekâttan önce vacip kılındığını, mahyanın Türkler’e özgü bir gelenek olduğunu biliyor muydunuz?

Ramazan
Hicri takvimin dokuzuncusu olan ve üç ayların sonuncusu olan Ramazan “on bir ayın sultanı” olarak anılır. Kur’an-ı Kerim bu ayda nazil olmaya başlamıştır. Kur’an’da ismi açık olan geçen tek ay Ramazan’dır. Arapça bir kelime olan Ramazan’a bu ismin verilmesindeki hikmet iki şekilde anlatılır:

1. Sonahardan önce yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur anlamına gelen “ramdâ” kökünden türemiştir. Yağmurun yeryüzünü temizlediği gibi, Ramazan ayı da insanları günahların kirinden arındırır.

2. Güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamına gelen “ramad” kökünden türemiştir. Kızgın taşların yürüyenin ayaklarını yakması gibi, Ramazan’da müminlerin günahlarını yakar, yok eder.

Oruç

Diğer dinlerde de uygulanan bir ibadet olan oruç, İslam’da Müslüman olmanın beş şartından biridir. İslam’ın dört temel ibadetinden biridir. Oruç, Farsça’dan Türkçe’ye geçmiş bir isimdir. Kelimenin aslı “günlük” anlamına gelen “Ruze”dir. Önceleri “Oruze” olarak kullanılmış, daha sonra oruç şeklinde ifade edilmeye başlanmıştır. Arapça’da orucun karşılığı “savm” kelimesidir. Savmın anlamı yemek-içmekten kendini tutmak, hareketsiz kalmak ve her şeyden elini eteğini çekmektir. Kur’an’da savm “susmak” anlamında da kullanılmıştır.
İslamî anlamda oruç, imsaktan güneş batıncaya kadar yemekten, içmekten, cinsel ilişkiden ve orucu bozan diğer şeylerden kulluk niyetiyle nefsi alıkoymaya verilen isimdir.

Sahur

“Seher” kelimesinden türeyen sahur, gecenin son altıda birinde tan yerinin ağarmaya başlamasından önce yenen yemeğe verilen isimdir. Sahur yemeği, temcit yemeği olarak da anılır. Hz. Peygamber (a.s.m.) sahur yemeğini özellikle teşvik ederek, Yahudilerin tuttuğu oruçtan sahur yemeği ile ayrılacağımızı beyan etmiştir. Efendimiz, bir hadislerinde, “Sahura kalkıp yemek yiyin, zira sahurda bereket vardır” buyurmuşlardır.

İmsak

“Mesk” (tutmak, terk etmek) kökünden türeyen imsak kelimesinin sözlük anlamı, nefsine hakim olup bir şeyden el çekme, perhizdir. Zıddı iftardır. İslam literatüründe oruca niyet eden insanın orucu bozan şeyleri yapmamaya başlaması gereken zamandır. İmsakla birlikte oruç başlar. Kur’an-ı Kerim’de imsak, fecir kelimesiyle anlatılır: "Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için. Sonra orucunuzu geceye kadar sürdürün." (2/187). Beyaz ve siyah ipliğin görünmesinden maksat, gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığının birbirinden ayrılmasıdır.
Rivayete göre bu ayet ilk indiğinde "fecirde" ilâvesi yoktu. Oruç tutacak olanlar bir ayağına siyah, diğerine beyaz iplik bağlar, sahurda bunları açıkça görünceye kadar yemeğe ve içmeye devam ederdi. Cenâb-ı Hak, iplik örneğinden "gece ile gündüz"ün kastedildiğini bildirmek üzere, tan yerinin ağarması anlamında, "fecir" ilâvesini indirdi

İftar

Arapça kahvaltı anlamına gelen “futûr” kelimesinden türeyen iftar, güneş battıktan sonra orucu açmak üzere yenen yemeğe verilen isimdir. Akşam namazını bildirmek üzere okunan ezan aynı zamanda iftarı da haber verir. Hz. Peygamber´in iftar etmedikçe akşam namazı kılmadıkları, hiç değilse bir yudum su içtikleri rivayet edilmiştir. İftarda acele etmenin sebebi, oruçlu oldukları zaman iftarı yıldızları görünceye kadar geciktiren Yahudi ve Hıristiyanlar’a benzememektir. Bu nedenle iftarı acele yapmak müstehap sayılmıştır.

Teravih

Teravih, Arapça’da “oturmak, istirahat etmek, rahatlamak” manasına gelen “terviha” kelimesinin çoğuludur. İslam dilinde Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan 20 rekatlık namaza verilen isimdir. Teravih namazı, her dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için bu adı almıştır. Her Müslüman için sünnet-i müekkede yani Peygamberimizin devamlı işleyip nadiren terk ettiği bir ibadet olan teravih, orucun değil vaktin sünnetidir. Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan teravih namazı Kur’an’da zikredilmemekle birlikte birçok hadiste yerine getirilmesi teşvik edilen ibadetlerdendir.

Mukabele

Karşılaştırma, yüzleştirme, karşılık verme anlamlarına gelen “mukabele” kelimesi Kur’an tarihi ile ilgili bir terimdir. Hz. Cebrail’in her sene Ramazan ayında Peygamber Efendimizle karşılıklı Kur’an’ı birbirlerine okumalarını ifade eder. Kur´an´ın Allah tarafından indirildiği şekilde muhafazası, âyet ve sûrelerin düzeninin doğru olarak tespiti ve bunun kontrolü için Cebrail (a.s.) her sene Ramazan ayının her gecesinde, Hz. Peygamber’e gelirdi. Hz. Peygamber Kur´an âyetlerini Cebrail´e okurdu. Buna "arz" denir. Aynı âyetleri, mukayese için, bir de Cebrail okurdu ve buna da "mukabele" denir. Kur´an, Hz. Peygamber´e âyet âyet nazil olduğundan her âyetin yeri, hangi sûrenin neresine yazılacağı Cebrail tarafından bildirilirdi. Resul-i Ekrem de vahiy kâtiplerine bu şekilde yazdırır, hafızlar da buna göre ezberlerdi.

Aslı, Cebrail’in Kur´an´ı Hz. Peygamber´e, doğru tesbiti ve korunması için okuması olan "mukabele", Müslümanlar arasında köklü bir gelenek halinde günümüze kadar gelmiştir. Bu gelenek bugün de bütün canlılığıyla sürdürülmekte, Kur’an ayı olan Ramazan’da evlerde ve camilerde mukabeleler okunup, hatimler indirilmektedir. Osmanlılar zamanında da özellikle ikindi namazından sonra mukabele okunurdu.

Fitre (Fıtır Sadakası)

Ramazan Bayramı sadakası olarak da bilinir. Temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların Ramazan Bayramı’na ulaşmalarının bir şükrü olarak yerine getirmeleri gereken ibadettir. Fıtır sadakası Hicret’in 2. senesinde zekat farz olmadan önce vacip kılınmıştır. Akıl ve buluğ şart değildir. Çocukların ve akıl hastalarının fitresini velileri verirler. Fitre için müstehap olan vakit, sabah namazı ile bayram namazı vakti arasında veya bayramdan birkaç gün öncesidir. Böylelikle ihtiyaç sahipleri kendilerine ulaşan fitrelerle bayram için hazırlık yapabilirler.
Fıtır sadakası, zekat gibi malın değil, başın zekâtıdır. Bunun için asıl ihtiyaçlardan fazla olan malın üzerinden bir yılın geçmesi ve ticaret malı olması şart değildir. Aile reisi bütün aile fertleri adına fitreyi verebilir. Kişi başına, normal bir insanın bir günlük yiyeceği miktarda fitre verilmesi uygun olanıdır.

Mahya

Mahya geleneği sadece Ramazan’a mahsus olduğu için Farsça “aylık” anlamına gelen “mahiye” kelimesinden türemiştir. Mahyacılık sanatı Türklere mahsus bir adettir. Ramazan’da büyük camilerin karşılıklı iki minaresi arasında, ip gerilerek asılan ve geceleri yakılarak meydana getirilen ışıklı şekil veya yazılardır. Mahyacı, yazı veya şekli önce kareli kağıt üzerinde planlar. Her bir kareye isabet eden çizgiye göre yapılacak düğümleri hesaplar. Sonra ayrı ayrı iplere kandiller (lambalar) dizer. Böylece harf ve çizgiler sırasıyla minareler arasındaki yerini alır. İşte o zaman mahya ustaları aylardan beri büyük bir titizlik ve gizlilik içerisinde hazırladığı tasarılarını sema ekranında sergiler.
Osmanlı zamanında mahyaları temaşa eden yabancı bir gezgin şöyle der: "Dünya yüzünde sevilmeye ve sayılmaya layık Türklerin hiçbir medeni eserleri olmasa bile, yalnız şu gökten yıldızları toplayıp minareler aralarında yazı yazmayı akıl etmeleri, bunda muvaffak olmaları, onların medeniyette ne kadar ilerde olduklarının bir ifadesidir."
 
 
Not: Fotoğrafların büyük halini görmek için lütfen mouse'nuzu fotoğrafın üzerinde tutunuz..
   
  Kaynak : haber7.com
 
  :: Yorumlar
  :: Aynı Kategorideki En Son Haberler
İlişkiye Girmeden 46..
İlişkiye Girmeden 46 Çocuk Yaptı Avrupanın en çok çocuğa sahip insani olan Ed Houben, çocuk özlemi çekenlere yardımcı oluyor. Hollanda'nın Maastrich kentinde yaşayan, turizm rehberi Ed Houben, Avrupa'nın en çok çocuk..
Liseliler Soğuğa Aldırmıyor..
Liseliler Soğuğa Aldırmıyor Türkiye genelinde soğuk hava etkisini gösterirken, İzmir´de bazı öğrenciler denize girdi. Soğuk ve yağışlı hava Türkiye´nin birçok yerinde etkili olurken, İzmirde liseli gençler arkadaşları ile denizin..
Kurban Pazarı Kredi..
Kurban Pazarı Kredi Kartı Mağduru Kurban pazarında satış yapan besiciler, hipermarketlerin kredi kartıyla taksitli kurban satışı yapmasının kendi satışlarını olumsuz etkilediğini iddia etti. Kurban Bayramına kısa süre kala kurbanlık satışlarında..
Etekli Boşanma Davasına..
Etekli Boşanma Davasına Onama İzmir´in Çeşme İlçesi´nde oturan N.M.´nin, kocası M.C.M.´nin evlenmeden önce birlikte olduğu sevgililerinden vazgeçmediğini, orta yaş sendromuna girip etek giydiğini iddia ederek açtığı boşanma davasında..
Traktör Üzerinde Tehlikeli..
Traktör Üzerinde Tehlikeli Yolculuk İzmir'de, bir traktörün romörkunda oturan kadın işçiler görenleri hayrete düşürdü. Hiçbir önlem almadan arka arkaya bağlanan römorkun üstüne oturan kadın işçiler trafik kurallarını hiçe saydıkları gibi..
Paintballa Hayata Döndü..
Paintballa Hayata Döndü Uyuşturucu sattığı iddiasıyla yargılanan ve suçsuz olduğu anlaşılan İzmirli rallici Bahadır Sevinç, paintball oynayarak stres attı. Türkiye´yi eskisi gibi yurtdışında temsil etmek için çalıştığını belirten..
İzmir'de Hava Taksi..
İzmir Baktrans şirketi, VIP donanımlı helikopteriyle İzmirlilere taşımacılık imkanı sunuyor. Bakioğlu Holding bünyesindeki BAKTRANS şirketi, VIP donanımlı helikopteriyle İzmir'de, hava taksi, VIP, turizm, kurumsal ve hasta taşımacılık..
Pansiyonda Ölüm
Pansiyonda Ölüm Gürcistan asıllı bir kişi ölü bulundu. Kumkapı Nişanca Hamamı Sokak'taki pansiyonda kalan Gürcistan uyruklu Alexandre Gogniasvili'nin (36) odasında hareketsiz yattığını gören görevliler, durumu polise bildirdi. Hayatını..
 
 Diğer 10 Haber..
   »  Sennur´u Yaşatalım .. ( 03.12.2008 17:51 )
   »  Restoran Tecavüzcüsü Eşini Öldürmüş .. ( 03.12.2008 15:38 )
   »  Serhan Şeşen Vefat Etti .. ( 03.12.2008 14:41 )
   »  Bayramda Hava Muhteşem .. ( 03.12.2008 12:33 )
   »  Sahte Polislerin Tecavüz Ettiği Kız Konuştu .. ( 03.12.2008 11:50 )
   »  Müezzine Namus Kurşunu .. ( 03.12.2008 11:31 )
   »  Fotomontaj Değilmiş .. ( 03.12.2008 10:53 )
   »  Tv Dizisi Gerçek Oldu! .. ( 03.12.2008 10:15 )
   »  Meyve Suyu Kutusundan Ecstasy Çıktı .. ( 03.12.2008 09:56 )
   »  Otomobil Yandı Sürücü Kaçtı .. ( 03.12.2008 08:59 )
I güncel haberler I spor haberleri I sinema I kültür-sanat I müzik-eğlence I medya-magazin I iş dünyası I sağlık I eğitim I
mekan.izmir I fotoğraf galerisirehber.izmir I haber arşivi I izmir tarihi I
künye I hakkımızda I basında bizreklam I  e-postayasal uyarı I
 
izmirdeyasam.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Bu bir Hizmetidir.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.