| |
SIFIR DEDİĞİMDE
Bu hafta 6 yeni film vizyona girdi.Gökhan Yorgancıgil’in yönettiği ve Damla Tokel, Görkem Yeltan, Hazım Körmükçü ile Oktay Kaynarca’nın oynadığı Sıfır Dediğimde haftanın tek Türk filmi. Filmin konusu şöyle; Aslı, Güzel Sanatlar Fakültesinde Resim bölümünde son sınıf öğrencisidir. Okulun sonlarına doğru birgün, çok sevdiği bir hocasından antika değerinde eski tarihli orijinal bir kitap ödünç alır. Kitabın da içinde olduğu çantasını o gün kaybeder. Ancak çantasını nerede ve nasıl kaybetmiş olabileceği hakkında en ufak birşey hatırlamamaktadır. Gerçek dünyadan hipnoz dünyasına geçişlerle, gizemli karakterler ve olaylar gün yüzüne çıkacaktır.
DİKKAT ŞEHVET
Lust Caution,(Dikat Şehvet) “Brokeback Mountain” (Brokeback Dağı) ve “Crouching Tiger, Hidden Dragon” (Kaplan ve Ejderha) filmlerinin Oscar ödüllü yönetmeni Ang Lee’nin son filmi. Çinli yazar Eileen Chang’in kısa hikayesinden uyarlanan, başrollerinde Asyalı sinema ikonu Tony Leung’in oynadığı heyecanlı ve erotik bir casusluk filmi olan Lust, Caution, sıradan bir kadının gerilim dolu hikayesini anlatıyor. Unutmadan film ülkemizde sansürsüz bir şekilde vizyona girdi.
3:10 TO YUMA
James Mangold’un yönettiği ve Russell Crowe, Christian Bale, Peter Fonda ile Logan Lerman’ın oynadığı 3:10 Yuma (3:10 to Yuma), UNP Filmcilik tarafından vizyona çıkarılıyor.
Konusu:
Arizona’da 1800lü yılların sonunda, azılı kanun kaçağı Ben Wade (Russell Crowe) ile hırsızlardan ve katillerden oluşan ahlaksız çetesi Güney Demiryolu’na dadanmışlardı. Wade yakaladığında, İç savaş’tan deneyimli bir eski asker olan ve artık kuraklığın pençesindeki çiftliğinde hayatta kalma savaşı veren Dan Evans ( Christian Bale), bu azılı katili mahkemeye götürecek 3:10 Yuma trenine canlı olarak teslim etme görevine gönüllü olur. Yol boyunca, apayrı dünyaların insanları olan Evans ve Wade birbirlerine saygı duymaya başlarlar. Ancak, Wade’in çetesi ve her köşede onları bekleyen yeni tehlikeler yüzünden, yolculukları her iki adamın kaderine doğru şiddetli ve imkansız bir göreve dönüşür.
KRALLIK
Başrollerinde Jamie Foxx, Jennifer Garner, Chris Cooper, Jason Bateman ve Brooke Langton’un oynadığı “The Kingdom”da Suudi Arabistan’daki Amerikan tesislerinin bombalanmasının ardından ABD hükümet ajanlarından oluşan seçkin bir ekibin bölgeye gönderilişinin öyküsü anlatılıyor.
Filmin konusu şöyle;
“The Kingdom”da 12 Mayıs 2003 tarihinde Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da meydana gelen eşzamanlı bombalama olaylarını izleyen günlerde yaşananlar anlatılır.
Riyad’daki terörist saldırının çok sayıda masum Amerikalı sivilin hayatına mal olmasının ardından harekete geçen FBI yetkilileri, bu saldırının sorumlularını ele geçirmek ve rakip istihbarat ajanlarıyla mücadele edebilmek için bu ülkeye özel bir ajanlar ekibi gönderme kararı alırlar. Seçkin ajanlar grubunu yönetmekle görevli olan Özel Ajan Ronald Fluery (Jamie Foxx) hayatının en zor göreviyle karşı karşıyadır. Yanına en güvendiği üç ajan Janet Mayes (Jennifer Garner), Adam Leavitt (Jason Bateman) ve Grant Sykes’i de (Chris Cooper) alan Ronald Fluery, bir haftaya kalmadan terörist hücresinin içine sızarak onu çökerteceğinden emindir.
Ancak Suudi Arabistan’a varınca kendilerini çok farklı bir kültür, olağanüstü hava sıcaklığı ve politikanın kirli labirentlerinde tuzağa düşmüş bulurlar. Muhbirlerinin ve müttefiklerinin verdiği bilgilerin güvenilirliğini de artık sorgulamaya başlamışlardır. Yerel yöneticilerin destek olmaktan çok köstek olduğu bir ortamda Fluery’nin beklediği yardım sempatik kişilikli bir Suudi polis yüzbaşısından gelir. Doğru iz üzerinde ilerlemeye başlayan FBI ajanları artık düşman kuvvetlerini çökertecek darbeyi indirmek üzeredir.
IRINA PALM
Sam Garbarski’nin yönettiği ve Marianne Faithfull, Miki Manojlovic, Kevin Bishop ile Siobhan Hewlett’in oynadığı Irina Palm, Özen Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Orta yaşlı Maggie torununun hayatını kurtaracak tedavi için gerekli olan parayı bulmak zorundadır. “Hostes Aranıyor” ilânı gözüne iliştiğinde kendini bir seks kulübünde bulur. Orta sınıf bir kadın için durum çok şaşırtıcıdır. Maggie, para kazanmak için son şansı olan bu işi kabûl eder. İşveren Maggie’yi arzulanan “Irina Palm”a dönüştürür. Maggie paranın kaynağını kendi oğlundan bile saklar. Fakat ortaya çıkması kaçınılmazdır.
ACROSS THE UNIVERSE
Beatles’ın 33 şarkısından bir aşk hikâyesi. Liverpool’dan yola çıkıp kayıp babasını aramak üzere New York’a giden Jude, yolunun Lucy ile kesişmesi üzerine, kendini savaş karşıtı protestoların ve rock’n roll temelli bir hayatın ortasında bulur. Jude ve Lucy, 1960’larda, rehberleri “Dr. Robert” (Bono) ve “Mr. Kite” (Eddie Izzard) eşliğinde, ilham perilerinin kol gezdiği Greenwich Village’dan, sokaklarında isyan bayrakları dalgalanan Detroit’e uzanan dönemin savaş karşıtı ruhunun parçası olurlar. Jude’un kardeşi Max’in Vietnam’a gitmesi çifti üzerinde dolaştıkları pembe buluttan indirip başka gerçekleri keşfetmeye zorlar. Across the Universe, yönetmeninin sözleriyle, sadece nostaljik ve romantik bir aşk hikâyesi değil, günümüzde de karşılığı olan ve dünya düzenini sorgulayan bir hikâye.
|
|