Ana Sayfam Yap  I  Sık Kullanılanlara Ekle 
04.07.2008 /   
Günün Özeti | Arama | tavsiye edin | 
       Üye Girişi
izmirdeyasam.com'a giriş yapmak için lütfen e-posta adresinizi yazınız.

Siz de izmirdeyasam.com'a ücretsiz üye olabilirsiniz..
yeni üye kayıt
şifremi unuttum
      Ana Sayfa
      Hediye
      Güncel Haberler
      Spor
      Sinema
      Kültür - Sanat
      Müzik - Eğlence
      Medya - Magazin
      İş Dünyası
      Sağlık
      Eğitim
      Teknoloji - Bilim
      Kadın Dünyası
      Erkek Dünyası
      Mekan.İzmir
      Konaklama.İzmir
      Şehir Telefon Rehberi
      Ulaşım
      Fotoğraf Galerisi
      Nöbetçi Eczaneler
      Sosyal İlanlar
      Seri İlanlar
      Haber Arşivi
      İzmir'e Dair
      İzmir Hakkında
      İzmir Tarihi
      E-Devlet
      Günlük Burçlar
      Oyunlar
       İzmir Radyoları

       İzmir TVleri
ŞANS OYUNLARI
Sayısal Loto - 28.06.2008
4 21 23 32 43 46

Şans Topu - 02.07.2008
02 07 19 22 31 + 12

On Numara - 30.06.2008
04 05 07 11 12 22 23 24 25 30 34 38 39 44 49 50 57 66 67 70 74 77

Süper Loto 6/54 - 03.07.2008
09 11 14 15 42 44

 :: Akropol (Merkez)  
 
     
Akropol (Merkez)..
 
Bu bilgi 493 kişi tarafından okundu..
 
 
 
İzmir’de (Smyrna) yapılan arkeolojik araştırmalar yöredeki ilk yerleşimin MÖ.3000 yıllarında, bugün Tepekule denilen Bayraklı yakınındaki yerde kurulduğunu göstermiştir. M.Ö 2000–1200 yılları arasında yaşamış olan Hitit Krallığı’nın etkisi altında kalan Smyrna, Hitit Devleti’nin M.Ö 1200 yılında Frigler tarafından yıkılmasından sonra MÖ. XI. yüzyılda Yunanistan’dan gelen göçmenler tarafından işgal edilmiştir. Bundan sonra Pagos Dağı’nın (Kadifekale) büyük bir bölümü liman çevresi ile akropol arasındaki alana yayılmıştır. MÖ. VII. yüzyılda Lydialıların ele geçiremediği bu şehri Kral Alyattes yakıp yıkmış, burada yaşayan halk da Smyrna’yı bırakarak çevre köylerine dağılmışlardır. Yörenin MÖ. V.-IV. Yüzyıllar arasındaki tarihi kısmen karanlıktır. Büyük olasılıkla, diğer İon kentlerinde olduğu gibi Pers egemenliğine girmiş ve tiranlar tarafından yönetilmiştir.

Büyük İskender’in Çanakkale yöresinde Pers kralı Darius’u yenişinden sonra (M.Ö.333) Anadolu’nun büyük bölümü Makedonyalıların egemenliğine girmiştir. Böylece İonia’da olduğu gibi Smyrna da Hellenistik dönemde gelişmiş, nüfusu artmış ve zenginleşmiştir. Bu arada da kent Pegas Dağı (Kadifekale) eteklerinden ovaya doğru yayılmaya başlamıştır. Büyük İskender bir bakıma Smyrna’nın da kurucusu sayılmıştır.

Mitolojik bir öyküye göre Pagos dağında avlanmaya giden Büyük İskender, bir ağacın altında uyuya kalmıştır. Orada gördüğü rüyada kendisine Smyrna’nın buraya taşınması öğütlenmiştir. Bunun üzerine Claros’daki Apollon kâhinlerine danışmış ve şu cevabı almıştır: “Kutsal Meles ötesinde Pagos’a yerleşmeye gidecek olan bu insanlar üç veya dört kez mutlu olacaklardır.”

Nitekim M.S.244–249 yıllarında Philippus döneminde basılmış bir Roma sikkesinde Büyük İskender’in Pagos dağında ağaç altında uyurken iki tanrıçanın rüyasına girmesi görülmektedir.

Pausanias’dan öğrenildiğine göre bu olaydan sonra Büyük İskender’in isteği üzerine kent Bayraklı’dan akropol olarak nitelenen Kadifekale’ye taşınmış ve İmparatorun kumandanlarından Lysimakhos bununla görevlendirilmiştir. Bundan ötürü de Smyrna’nın çevresinde akropolü kuşatan Lysmakhos ismi ile tanınan surlar yapılmıştır.

İonia bölgesi antik kentlerinden Smyrna, İzmir körfezi’nin kuzey-doğusunda yaklaşık 100 dönümlük bir alana yayılmıştır. Buradaki ilk yerleşmenin başlangıcını bulabilmek amacıyla Bayraklı yakınında Tepekule’de, akropolde yapılan kazılar M.Ö. V.-I. yüzyıllara inen kalıntıları ortaya çıkarmıştır. Buradaki ilk araştırmalara 1824–28’de Prokesch von Osten başlamıştır. Avusturya Arkeoloji Enstitüsünün 1930’da başlattığı kazıları ise Fransız Miltner sürdürmüştür. Böylece Yamanlar Dağı’nın eski bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmıştır.

İzmir Akropolündeki araştırmalarda da dikdörtgen yapı kalıntıları, kayalara oyulmuş temeller ortaya çıkmıştır. Ord. Prof. Dr.Ekrem Akurgal’ın Prof. James Cook ile beraber (1948–1951) de başladığı kazılarla Smyrna’nın tarihi gün ışığına çıkmıştır. Daha sonra E.Akurgal 1966’ya kadar kazıları yalnız yürütmüştür. Yakın zamana kadar da eşi Doç.Dr. Meral Akurgal çalışmaları sürdürmektedir. E.Akurgal, Athena Mabedi, su kemerleri (akuadük) ve antik evlerin yanı sıra çok sayıda M.Ö.3000-2500’e tarihlenen kalın çizgili, kaba hamurlu çanak çömlek çıkmıştır.

Kalıntıların bazılarının Troia I ve Troia II yapı katları ile aynı dönemde yapılmış olmaları dikkat çekicidir. İonia bölgesinde sıkça rastlanan, Helenistik çağda yapılmış çok odalı evlerle burada da rastlanılmıştır.

Akropolün surlarının uzantıları Basmane garından Tilkilik ve Altın park’a giden yolun başlarında görülmektedir. Kadifekale’de pek az örneği kalabilen surlar genellikle Orta Çağ’a ait olup bunların alt tabakalarında Helenistik Çağ’a ait izler görülmektedir.
Gezginlerin ve tarihçilerin değindiği tiyatro, stadion gibi yapıların yerlerini, ne şekilde olduklarını öğrenebilmek oldukça zordur. Bunlardan tiyatro 1950’li yıllarda rahatça görülebildiği halde günümüzde yeni yapılanmalardan ötürü tamamen kaybolmuştur.

Smyrna’nın antik yıllarına ait akropol kalıntıları yeni caddelerin açılışında ve temel kazıları sırasında rastlantı sonucu ortaya çıkmıştır. Eşrefpaşa Caddesi yeniden düzenlenerek açılırken antik tarihçilerin değindiği antik yol ile karşılaşılmıştır. Günümüzde, Eşrefpaşa Parkı içerisinde kalıntıları görülen antik yol doğu-batı yönünde uzanan iki kutsal yolun daha bulunduğunu belirttiği gibi bunların denizden gelen esintilerin aracılığı ile kenti serinlettiği de ileri sürülmüştür.

Smyrna’da Roma döneminde yapılan yapılar da yeni inşaatlar arasında gözden kaybolmuştur. Pagos Dağı’nın (Kadifekale), akropolün kuzey-batı eteklerinde olan tiyatro ile stadiumun yakın tarihlerde görülebilen Cavea’nın destek duvarları, oturma kademelerine uzanan tonozlu geçit gibi izleri de ortadan kalkmıştır. Bugünkü Basmane istasyonundan yukarıya doğru çıkıldığında 1922 yangınından kurtulabilen eski evler arasında kalmış olan bu kalıntıların olduğu yer uzun süre büyük bir çukur olarak kalmıştır. Ancak kentin plânsız gelişmesi burasının evlerle dolmasına neden olmuştur. Bugünkü İzmir’de Namazgâh (Tilkilik) Roma Agorasında peş peşe yapılan kazılar, o dönemle ilgili kalıntıları ortaya çıkarmıştır.

Rudolf Naumann ve Selahattin Kantar’ın, Türk Tarih Kurumu ile Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına 1932–1941 yıllarında akropolde sürdürdüğü kazılarda agoranın 120 x 80 m. ölçüsünde bir dikdörtgen avlusu olduğu, doğu ve batısında da ikişer katlı stoaların olduğu anlaşılmıştır. Stoalar iki sütun dizisi ile üç’e bölünmüştür. Bunların arasındaki yapılar17.50 m. genişliğindedir. Burada halen devam eden bu kazıdan çıkarılan Poseidon-Demeter heykel grubu İzmir Arkeoloji Müzesindedir. M.S.178 depreminde kent ile birlikte akropoldeki yapılar yıkılmış, ancak Marcus Aurelleus Smyrna’yı yeniden yaptırırken yıkılan Stoa’nın batı kolonları üzerine karısı II.Faustina’nın portresini koydurmuştur.

Agoradaki çalışmalar; agora meydanı, kuzey kapısı, bazilika altı, batı yapısı (stoa), antik çarşı olmak üzere beş yerde kazı, restorasyon, arkeolojik temizlik ve çevre düzenlemesi şeklinde sürdürülmektedir.
 
 

I güncel haberler I spor haberleri I sinema I kültür-sanat I müzik-eğlence I medya-magazin I iş dünyası I sağlık I eğitim I
mekan.izmir I fotoğraf galerisirehber.izmir I haber arşivi I izmir tarihi I
künye I hakkımızda I basında bizreklam I  iletişimyasal uyarı I
izmirdeyasam.com adresi üzerinde bulunan resim ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Bu bir Hizmetidir.
Sitede yer alan kullanıcı yorumları üyelik sözleşmesinde kabul edildiği şekilde yorum yapan üyenin şahsi düşünceleridir.